YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4313
KARAR NO : 2011/6394
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle … hizmetinin ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, 27.02.2007 tarihinde iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve biriken aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının oda kaydının usulsüz olması nedeniyle … hizmetinin ve dolayısıyla yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve 27.02.2007 tarihinden iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve biriken aylıklarının yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 09.02.1981 tarihli vergi kaydına göre 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı Savur Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Ajanlığı kaydı olmasa bile gelir vergisi mükellefi olması nedeniyle … sigortalısı olmasında bir yanlışlık ve kusurun olmadığı hakkında Savur Cumhuriyet Savcılığının 2008/233 sayılı takipsizlik kararı ile koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, tanık ifadeleri ve 09.05.2008tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak davanın hizmet tesipti yönünden kabulüne, Kurumun 27.02.2007 tarih 7469 sayılı kararının iptaline, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. Maddesi ilk şekliyle sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında ayrıca kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise sigortalılığın başlangıç yönünden yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa …’lu olabilme yönünden söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda sigortalılığın oluşacağı yetirli görülmüştür. Buna karşın 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde esnaf ve sanatkarlar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 09.02.1981 tarihli minibüs işletmeciliğinden oluşturulan vergi kaydına göre 21.04.1983 tarihinde verilen bildirgeye göre 20.04.1982 tarihinde …’a kayıt ve tescil edildiği, 25.08.1997 sigortalılık belgesinde vergi kaydının 09.02.1981-15.12.1986 tarihleri arasında, oda kaydının 08.08.1982 ve devamı şeklinde olduğu, Esnaf Sicil kaydının bulunmadığı, davacının 20.04.1982-29.08.1997 tarihleri arasında primleri ödenen … hizmeti nazara alınarak 01.09.1997 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum Müfettişinin 29.01.2007 tarih ve 188607 sayılı raporu ile davacının Savur Esnaf Kefalet Kooperatifine ait üye kayıt defterinde (Esnaf Birliği Ajanlığı üye kayıt defterinde) …’a girecek üyeler cetvelinde kayıtları olmadığı halde Savurda esnaflık yaptıkları bilindiği için Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanlığınca (Başkan ….. ve Başkan Yardımcısı ….. tarafından) davacı dahil 160 kişiye sigortalılık belgeleri düzenlenerek tasdik edildiği, Savur Cumhuriyet Savcılığınca sahtecilik suçundan açılan koğuşturma sonucunda gerek davacı gerekse Esnaf Kefalet Kooperatifi yöneticilerihakkında 2008/233 sayılı takipsizlik kararı ile ceza zamanaşımı dolduğundan koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yapılan itirazında Midyat Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiği, davalı Kurumun 10.11.2006 tarihli kararı ile 4 sayılı müfettiş raporuna dayalı olarak davacının … hizmetinin ve yaşlılık aylığının iptal edildiği, 09.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacının gelir vergisi mükellefi olmasına göre Esnaf Kefalet Kooperatifi Ajanlık üyeliği , sicil kaydı olmasa bile … sigortalısı olmasında herhangi bir yanlışlık ve kusurunun olmadığı …’a pirm ödeyerek emekliliğe hak kazandığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının Savur Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Ajanlığı kaydının usulsüz olması halinde 15.12.1986-29.08.1997 tahihleri arasında sigortalılık şartlarının bulunmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının oda kaydı usulsüz olsa da davalı Kurumun geçmişe yönelik (uyuşmazlık dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sora davacının sigortalılığının ve yaşlılık aylığını iptal etmesi MK.’nun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim Yargıtay HGK.’nun 01.10.1997 gün ve E:1997/10-578, K: 1997/758, 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki, kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz ajanlık kaydının davacının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gerekir.
Davacının 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalılığını sağlayan Savur Esnaf Odası Ajanlığı kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla oda yöneticileri, üyeleri ve davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda Savur Cumhuriyet Savcılığınca TCK 102/4 maddesi uyarınca olayda 27.08.1997 suç tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı dolduğundan koğuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de oda kayıtlarının usulsüz şekilde oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ceza koğuşturma dosyası, davalı Kurumun Müfettiş raporu ve ekleri ile tüm delil ve belgeler ile bu dosyalarda bulunan davacı ifadeleri incelenerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.