Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4328 E. 2011/6376 K. 18.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4328
KARAR NO : 2011/6376
KARAR TARİHİ : 18.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 3.1.1982 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ile … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 03.01.1982 tarihinden itibaren 2 ay süre ile hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı …’un ihale ile üstlendiği davalı MEB’na ait ilkokul inşaatı işyerinde 01.03.1982-03.03.1982 tarihleri arasında 3 gün süre ile çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine Osmaniye Valiliğine yönelik davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davalı işveren … tarafından 01.03.1982 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiği işyerinden 1982/1. dönem bordrolarında 15 çalışan olduğu ancak davacı ismine rastlanmadığı, davacı tanığı ve bordro tanığı olarak dinlenen …. ve….. adlı tanıkların 1982/1. dönem bordrosunda isimlerinin bulunmadığı görülmüştür.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak İhtilaf konusu dönemde işyerinde çalışan 1982/1. dönem bordrolarında kayıtlı kişiler, bu kişeler bulunamıyorsa komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimseler tespit edilerek anılan kişilerin tanık olarak bilgilerine başvurulmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. HGK.’nun 16.06.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1998 gün ve 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2004/21-35-64 E., K. ve 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 E., K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar MEB ve SGK vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.