Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4610 E. 2010/4369 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4610
KARAR NO : 2010/4369
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacıların murislerinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetkisizlik sebebi reddine,yasal süre içinde müracaat edildiğinde dosyanın yetkili Dursunbey Asliye Hukuk (İş) Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık,yöntemince yapılan yetki itirazı sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı Yasa’nın 5.maddesidir. Anılan maddeye göre,İş Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi,işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz. Maddenin açık hükmüne göre davacının iki seçimlik … vardır.Birincisi, davalıların Türk Medeni kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde, diğeri de, işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede dava açmasıdır.
Maddede ayrıca, açıklanan yetki kuralına aykırı olarak yapılacak sözleşmelerin geçersiz olacağı öngörülmüştür.Bu düzenleme kamu düzenine ilişkin olduğundan belirtilen iki yer mahkemesinin yetkisini veya davacının seçme hakkını ortadan kaldıran ya da bu mahkemelerin yanında başka bir mahkemeyi de yetkili kılan sözleşmeler geçersizdir. Öğretinin baskın görüşü (Prof. Sarper Süzek İş Hukuku 2008. sh:104, Prof. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü El Kitabı 1995.sh:1022, Prof. … Şahlanan, İş Yargılaması sh:28. vd.) ve Yargıtay uygulaması (HGK. 5.6.1968, 9/433-419, 9 HD. 4.6.2007;12043-17765, 25.02.2008, 245-2294) da bu doğrultudadır.
Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Bütün bunlardan başka, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9/2 maddesine görede, davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, iş kazasının Balıkesir İli, Dursunbey İlçesi,Odaköy Mevkiinde bulunan işyerinde meydana geldiği,davalı … Madencilik ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş.’nin adresinin, … Balıkesir olduğu,davalı … Maden ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş.’nin adresinin, … Yer Altı İşletmesi, Dursunbey İlçesi,Balıkesir olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda,davalı şirketlerin iş kazası tarihinde Ticaret Sicil kayıtlarında bulunan merkez adresleri araştırılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmiş olması doğru değildir. .
Yapılacak iş, iş kazası tarihinde davalı şirketlerin Ticaret Sicil kayıtlarından merkez adreslerini tesbit etmek,, davalıların herhangi birinin adresinin Balıkesir İli olduğunun tesbiti halinde davacıların seçimlik haklarını kullandıklarını kabul ederek davalıların yetkisizlik itirazlarını reddetmek, davalı şirketlerin adreslerinin Balıkesir’de olmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 14.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.