Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4710 E. 2010/7933 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4710
KARAR NO : 2010/7933
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, doğum sonrası çalışmadığı sürelerin borçlanma kapsamında olduğunnu tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, 5510 sayılı Kanun’un 41/1-a maddesi gereğince iki çocuğundan dolayı borçlanma yapabileceğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41/1-a maddelerinde, “ Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların, kanunların gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri, …. Kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırlarının arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır” hükmü düzenlenmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davacının 1.11.1975 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 1.11.1975-21.9.1979 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının bulunduğu, tekrar 27.11.2008-31.5.2007 tarihleri arasında zorunlu sigortaya tabi olduğu, devamında da 1.6.2007-24.10.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin bulunduğu, mevcut nüfus kayıtları ile de sabit 30.10.1980 ve 1.1.1984 doğum tarihli çocuklarından dolayı 7.11.2008 tarihinde Kurum’a dilekçe vererek 4 yıllık borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum’un 25.2.2009 tarihinde verdiği cevap ile davacının borçlanma talebini reddettiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 41/1-a maddesi uyarınca koşulları değerlendirildiğinde, davacının hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalı olarak tescilinin mevcut olduğu, 30.10.1980 ve 1.1.1984 doğum tarihli iki çocuğundan dolayı ikişer yıldan toplam dört yıllık süreyi borçlanma talebinde bulunduğu, bu dönemlerde hizmet akdine istinaden çalışmalarının bulunmadığı, çocuklarının da yaşadığı, bu durumda yasada belirtilen tüm şartların davacı açısından oluştuğu açıktır.
Kurum’ca öngörülen, bilirkişinin yetersiz görüşleri doğrultusunda mahkemece de kabul edilen “işten ayrılma sebebinin doğum sebebiyle olduğuna ilişkin sağlık kurul raporunun ibraz edilmesi veya işten ayrılma tarihinden itibaren 300 gün içinde doğum olayının gerçekleşmesi gerektiği” gibi koşulların ilgili maddede yer almadığı, Kurum’un
genelgesinin yasa karşısında uygulama yerinin bulunmadığı, anılan maddeye göre, hizmet akdine istinaden sigortalı olarak tescilinin bulunması, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonraki iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine dayalı olarak işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartları dışında başkaca bir şart aranmaksızın, borçlanma istemi değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak istemin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.