Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4724 E. 2011/7750 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4724
KARAR NO : 2011/7750
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine her davacı yararına ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,İstanbul 8.İş Mahkemesinin 2000/137 Esas,2004/100 Karar sayılı dosyasında davacıların davalılardan … aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasında,maddi tazminat yanında davacılardan eş için 2.000,00TL,çocukların herbiri için 1.000,00’er TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, 17.03.2004 tarihinde bu dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 kararı ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu nedenle açılmamış sayılmasına karar verilen ilk davada istenilen manevi tazminat miktarı aşılamayacağı halde mahkemece fazla manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …, … ve …’ye iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.