YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4845
KARAR NO : 2011/8463
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davalı … yönünden davanın atiye bırakılmasına, … ve … yönünden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davacının tüm davalılar … ile … AŞ.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin eşinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyulmak suretiyle 6.100.13 TL maddi tazminat ile 15.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Maddi tazminatın belirlenmesi noktasında işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu, işçinin günlük net geliri tesbit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve arttırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı bilinmeyen dönemdeki kazancının ise yıllık ortalama %10 artırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonra bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl ayrı ayrı asgari ücret esas alınarak yapılması Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda Mahkemece bozmadan önce hükme esas alınan 30.06.2008 tarihli hesap raporunda 2008 yılında yaşlılık aylığının ortalama 500.00 TL net olacağı, sigortalının iki yıl sonra yaşlılık aylığına müstehak olacağından 2 yıl sonra %10 artışla alacağı yıllık yaşlılık aylığının 2.700.00 TL. olabileceği varsayımıyla bu rakam %10 artış %10 iskontoya tabi tutularak pasif devre hesabı yapılmış, davalı tarafça bu temyiz nedeni olarak ileri sürülmediğinden Dairemizce karar bu nedenle bozulmamış ve davacı yararına usul
kazanılmış hak doğmuştur. Bozmadan sonra alınan 24.11.2009 tarihli hesap raporunda 2009 yılı için ortalama yaşlılık aylığının aylık net 700.00 TL olduğunun kabulüyle sigortalının bir yıl sonra yaşlılık aylığı alabileceğigözetilerek %10 artışlı değeri yıllık 2.887.50 TL bulunup her yıl için %10 artış, %10 iskonto uygulanmak suretiyle pasif dönem zararı hesabı yapılmıştır.
Davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetildiğinde pasif dönem zararının bozmadan sonra alınan hesap raporunda yaşlılık aylığı esas alınarak yapılması yerindedir. Ne var ki raporun tanzim edildiği 24.11.2009 tarihinde SGK. Başkanlığından asgari-azami yaşlılık aylığı miktarlarının sorularak ortalaması alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken dayanakları gösterilmeden 24.11.2009 tarihinde ortalama yaşlılık aylığının aylık 700.00 TL net olduğundan sözedilerek hesaplama yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; yeniden hesap raporu alınarak SGK Başkanlığından hesap raporunun tanzim edildiği tarihteki asgari-azami net yaşlılık aylığı miktarları sorularak ortalaması alınıp en son veriler esas alınarak maddi zarar hesabı yaptırılarak en son peşin sermaye değeri ve geçici iş göremezlik geliri tenzil edilip 6.100.13 TL maddi zarar miktarının davacı yönünden kesinleştiği de gözetilerek bu miktarı geçmemek üzere çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar … ile … AŞ.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.