YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/517
KARAR NO : 2011/687
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, meydana gelen olayda davalı işverenin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.
28.03.2006 tarihinde maydana gelen iş kazası sonucu % 4 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, davalı işyerinde 15.03.1995 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, olay tarihindeki görevinin kule işçisi olduğu ve iptal edilen petrol kuyusundan çıkarılan (12 cm çapında 9 metre boyunda 90 kğ ağırlığında tubing adı verilen ) boruları (tij box adı verilen) sandığa istiflerken sol el orta parmağının boru mansonu ile sandık arasına sıkışması sonucu yaralandığı, dosyadaki mevcut kusur raporlarından 31.07.2008 tarihli kusur raporunda davacının % 25 kusurlu olduğunun bildirildiği, itiraz üzerine alınan 21.04.2009 ve 29.09.2009 tarihli kusur raporlarında ise davacının % 100 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.
İnsan yaşamının kutsallığı çercevesinde işverenin işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. Maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan kusur raporlarında İş Kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak iş yerinin niteliğine ve işçinin çalışma konusuna göre iş yerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, bunlara işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aideyeti ve oranının, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içermediği ve hükme asas alınacak nitelikte olmadığı açıktır.
Bilirkişilerin meydana gelen olayada davacının tecrübeli bir eleman olmasına rağmen boruyu eliyle kaldırmaması gerektiği halde eliyle kaldırdığı ve dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak parmağının sıkışarak yaralanmasına neden olduğu beliritildiği halde iş verenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğine göre bu kazanın önlenmesi için alması gereken tedbirlerin neler olduğu ve hangi tedbirleri aldığı belirtilmeden, sırf tecrübeli bir işçi olan davacının boruyu eliyle kaldırmaması gerektiği halde eliyle kaldırdığı gerekçesiyle işverenin kusuru bulunmadığı sonucuna varılması doğru değildir.
Yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere yukarıdaki açıklamalar ve kazanın oluşumundaki tüm diğer olgular itibariyle yeniden kusur rapuru hazırlatmak, alınan raporun olaya uygunluğunu denetlemek ve sonucuna göre davacının istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.