YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5416
KARAR NO : 2012/1232
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ : … 6. İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma gelen davacı işçinin maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının, sigortalıya bağlanan peşin sermaye değeri ile tazminatın miktarını doğrudan etkilediği söz götürmez. Bu nedenle, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiği açık-seçiktir.
Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 20.02.2009 tarihli raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 7.2 olduğu mütalaa olunmuştur, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu’nun 14.04.2008 tarihli raporunda maluliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ve iki rapor arasında çelişki ortaya çıkmıştır.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun “Adli Tıp Genel Kurulu’nun görevleri” başlıklı 15/f. maddesinde, Adli Tıp Genel Kurulu’nun, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca, 28.06.1976 gün ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere, 506 sayılı Yasa’nın 109. maddesindeki prosedür doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan görüş alınması gerekir.Bu halde söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için davacının daha önce tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarındaki tüm bilgi ve belgelerin celbi ile dosyanın ve gerektiğinde sigortalının da Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmek suretiyle, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınarak davacının sürekli iş göremezlik oranının saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınarak davacının sürekli
iş göremezlik oranının saptanmak, sürekli iş göremezlik oranının % 10 ve üstünde tespit edilmesi halinde; Gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumu’na başvurması, giderek dava açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermek; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca davacıdaki maluliyet oranının 0 ya da % 10’un altında olduğunun tespit edilmesi halinde Kurumca gelir bağlanmayacağından buna göre zarar hesabı yaptırılarak kazanılmış hak kuralları da gözönünde tutularak karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 07/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.