YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5601
KARAR NO : 2011/9010
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1990- 30.10.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerii tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyada ki yazılara toplanan delillere ,hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ait işyerinde 01.10.1990-30.10.2006 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitini istemiş ,dava sırasında ölümü üzerine de mirasçıları huzuru ile devam edilen dava da yazılı şekilde karar verilmiştir.Mahkemenin davacılar murisin 01.10.1991-01.08.1995 ve 01.10.1998-31.12.1998 tarihleri arasında ki eksik 513 günlük hizmetin tespiti ile eksik bildirim olmayan 01.01.1999-31.10.2006 tarihleri arasındaki süreye ilişkin istemin reddine dair verilen hüküm doğru ise de 1.10.1990-30.09.1991 tarihleri arasında kalan süreye ait istemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacılar murisine ait 01.10.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin işveren davalı tarafından davalı Kuruma 26.10.1990 tarihinde verildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. (5510 sayılı yasanın 86.) maddesi “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”hükmünü içermektedir. Madde hükmünde yazılı hak düşürücü süre yönetmelikte belirtilen belgeleri işveren tarafından kuruma verilmeyen sigortalıları kapsamakta olup işe giriş bildirgesi verilmiş sigortalılar yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği söz götürmez. Mahkemece işin esasına girip deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay HGK’nun 03.03.2004 tarih 2004/21-139 Esas-117 Karar ve 05.02.2003 tarih 2003/10-7 Esas-53 Karar sayılı ilamları da bu yönlere işaret etmektedir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan …’e yükletilmesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.