Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5704 E. 2010/11353 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5704
KARAR NO : 2010/11353
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık iş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin ,işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Dosya içindeki belgelerden davacının açtığı tazminat davasının yanı sıra SSK tarafından işveren aleyhine rücuen tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır.Rucuen tazminat davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı belli değildir.Prensip olarak rücuen tazminat davası işçi tarafından açılan tazminat davası sonucunu beklemesi gerekir.Ayrıca tazminat dosyasındaki bilirkişi raporları ile ceza dosyası , müfettiş raporu ve rücuen tazminat dosyasındaki kusur raporları birbirinden çok farklıdır. Mahkemece alınan kusur raporunda sigortalıya yüklenen kusur fahiştir.
Yapılacak iş; öncelikle rücuen tazminat dosyasının sonucu araştırılıp, sonuçlandı ise davanın tarafı olan işveren yönünden kesin hüküm ifade edeceği gözetilerek buna göre sonuca gidilmelidir.Henüz sonuçlanmadı ise dosyadaki bilirkişi raporları arasında mübayenet olduğundan, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti ile, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle sigortalı ile davalıya kusur aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlemek, alınan rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.