Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5729 E. 2010/11846 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5729
KARAR NO : 2010/11846
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 107.652,37TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan … Kimya San. A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.11.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … Kimya San. A.Ş. vekili Avukat… ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Davalılardan … adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 07.04.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar yararına takdir olunan manevi tazminatların fazla olduğuna ve iskonto işleminin bilinen devre içerisinden başlatılmasının yanlışlığına değinen Dairemiz bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmüne esas alınan hesap raporunda, 01.01.2010-07.04.2015 dönemine ilişkin zararın hesaplanması sırasında Yargıtay uygulamaları doğrultusunda her yıl için %10 artış ve %10 iskonto uygulandığı halde, anılan döneme ilişkin gelir kaybının toplamı üzerinden yeniden iskonto uygulanmak suretiyle maddi tazminatın noksan hesaplaması isabetsizdir.
Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamında belirtilen hususların lehine olan taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluşturacağı açıktır. Somut olayda mahkemenin önceki kararı davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatların fazla olduğundan bahisle bozulmasına ve bozma ilamına uyulmakla davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen, davacı çocuklar yararına bozmaya konu karardaki gibi manevi tazminata karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nesafet kurallarına ve uyulan bozma ilamında açıklanan ilkelere göre, davacı … yararına 30.000,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her birine 12.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı … yararına 45.000,00-TL, davacılar …, … ve …’dan her birine 20.000,00’er TL manevi tazminat takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacı … yararına 8.785,93-TL maddi tazminat ile takdiren 30.000,00-TL manevi davacılar …, … ve …’dan her birine 12.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 74.785,93-TL tazminatın olay tarihi olan 07.04.1999 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazla maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
2-Alınması gereken 4.038,44-TL ilam harcının peşin alınan 5940,00-TL’den indirimi ile artan 1.901,56-TL’nin istemi halinde davacılara geri verilmesine,
3-Davacılar tarafından yatırılan başvurma harç gideri 12,20-TL ile karar ilam harcından mahsup edilen 4.038,44-TL olmak üzere toplam 4.050,64-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 940,24-TL yargılama giderinden takdiren 640,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı … yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 1.054,31-TL, ile davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan davacı … yararına 3.500,00-TL, davacılar …, … ve … ’dan her biri yararına 1.440,00’er TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden, tarifenin 10/2 maddesi hükümleri dikkate alınarak davacı …’dan 2.400,00-TL, davacılar …, … ve …ın her birinden 1.440,00’er TL avukatlık ücretinin alınarak davalılara verilmesine, davacı …’ın maddi tazminat isteminin kısmen reddinin katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacının dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, maddi tazminatın kısmen reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davacı ile davalılardan … Kimya San. A.Ş. yararına takdir edilen 750.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.