YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5738
KARAR NO : 2011/5864
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.06.2000-10.03.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davalı … Motorlu Taşıtlar Taşımacılık San. ve Tic.A.Ş.’nin ( ünvan değişikliğiyle … Seyahat Taşımacılık Ticaret A.Ş.) aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.06.2000-10.03.2003 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 11.01.2001-31.12.2002, 01.01.2003-08.01.2003, 01.06.2000-10.01.2001, 09.01.2003-29.02.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun’un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve
tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa’nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa’nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, otobüslerde host (Türkçe anlamı: konuk eden kimse, konukçu, ağırlayıcı ) olarak çalışan davacının, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan davalı şirkete ait “11050759” sicil sayılı işyerinde 11.12.2000 – 10.01.2001 tarihleri arasında geçen 31 günlük sigortalı çalışmasının ve 30.01.2001-31.5.2001 tarihleri arasında “41466.05” sayılı …-… işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının 9.1.2003 tarihinde davalı şirket tarafından düzenlenen seminere katıldığı, 27.01.2003-29.3.2003 ve 21.2.2003-23.2.2003 günlerine ilişkin 2 adet host raporunun davacı tarafından düzenlendiği, işyerinin 13.11.1999 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı şirketin 27.7.1992 tarihinde kurulduğu, dosya kapsamında dönem bordrolarının tamamı bulunmadığı gibi çalışma süreleri davaya konu dönemin tamamını kapsamayan bordro tanıklarının davacının 2000 yılının ortalarından 2001 yılının sonuna kadar çalıştığını ifade ettikleri, dosyada ücret ödeme belgelerinin bulunmadığı, davacının sigortalı sicil dosyasının tamamının getirtilmediği, davacının doğum tarihinin ve askerlik hizmetini yapıp yapmadığının araştırılmadığı, davaya konu dönemde davalı işyerinde müfettiş denetimi yapılıp yapılmadığının Kurumdan sorulmadığı, işyeri özlük dosyasının getirtilmediği, bilirkişi tarafından hazırlanan 15.12.2008 günlü raporun sonuç bölümünün (a) bendinde eylemli çalışma olgusunun kanıtlanamadığı kabul edildiği takdirde reddi gereken dönem, (b) bendinde ise eylemli çalışma olgusu kabul edildiği takdirde kabulü gereken dönem ayrı ayrı açıklandığı halde mahkemece davacının (a) ve (b) bentlerinde yazılı dönemlerin tamamında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, oysa ki mahkemenin kabulüne konu 11.01.2001-31.12.2002 tarihlerini kapsayan dönem içerisinde davacının 30.01.2001-31.5.2001 tarihleri arasında “41466.05” sayılı …-… işyerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu gibi mahkemenin kabulüne konu 01.06.2000-10.01.2001 tarihleri arasındaki dönem içinde kalan 11.12.2000 – 10.01.2001 tarihleri arasındaki 31 günlük sigortalı çalışma Kuruma bildirildiğinden aynı sürenin yeniden tespitinde davacının hukuki yararının da bulunmadığı, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, dönem bordroları ve sigortalı sicil dosyasını Kurumdan, ücret ödeme belgeleri ve özlük dosyasını işyerinden getirtmek, davacının doğum tarihi ile askerlik hizmetini yapıp yapmadığını ve yapmış ise askere sevk ve terhis tarihlerinı ilgili Askerlik Şubesi Başkanlığından, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını Kurumdan sormak, tespiti istenen dönemin tamamını kapsayan bordro tanıklarını dinlemek, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgiliye iadesine, 20.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.