Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6042 E. 2010/9117 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6042
KARAR NO : 2010/9117
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 7.2.1971 tarihinden itibaren 8116981 sicil numarasayıla … adına geçen sigortalı çalışmaların kendisine ait olduğunun tesbitiyle, 8116981 ve 17110197 sigorta sicil numaralarının birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 8116981 sicil numarası ile 7.12.1971 tarihinden itibaren … Şirketinde … adına gözüken sigortalı çalışmalarını kendisine ait olduğunun tespitiyle, 8116981 ve 17110197 sigorta sicil numaralarının birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
İstemin kabulüne ilişkin yerel mahkemenin 20.03.2001 günlü kararının davalılardan Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda: davacının parmak izi ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgesi ücret tediye bordrosu dönem bordroları gibi belgeler getirtilip, parmak izi ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmadan, davalı … ile davacıyı yakından tanıması gereken bordro tanıkları işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmeden, yerine çalışıldığı iddia edilen …’nın nüfus kaydı getirtilip davacının nüfus kaydıyla karşılaştırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle ilk kez bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma uyularak yapılan yargılama sonunda 14.11.2003 günlü kararla bu kez davanın reddine karar verilmiş ve davacı temyizi ile yapılan inceleme sonunda: uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmadığı, fotoğraflar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de bilirkişiye verilen fotoğrafların kime ait olduğunun sağlıklı biçimde belirlenmediği, davalıya ait fotoğraf ve parmak izleri alınmadığı, yerine çalışıldığı ileri sürülen davalının çağırılmak suretiyle hakim ve bilirkişi tarafından görülmediğinden eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı … : “dava konusu işe giriş bildirgesindeki fotoğrafın kardeşi olan davacıya ait olduğuna, davacı kardeşinin kendisine ait kimlik bilgileri ile davalı işyerinde çalıştığına ve kendisinin … sigortalısı olduğu, 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunmadığına ilişkin anlatımını esas alarak 7.12.1971 tarihli işe giriş bildirgesi ile bu bildirge ait sigortalı çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir. Gerçekten uyulan bozma ilamı doğrultusunda iş giriş bildirgesindeki fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı yöntemince incelenmediği gibi, aidiyeti ileri sürülen döneme ilişkin olarak iş yerinden kuruma verilen dönem bordroları getirtilmek suretiyle burada ismi olan çalışanlar arasından tanık dinlenilmesi ve daha önce dinlenen tanıkların beyan ettikleri gibi iş yerinde çalışmalarının bulunup bulunmadığı da denetlenmemiştir.
Mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın bozma gerekleri tamamen yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.