YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/607
KARAR NO : 2011/1557
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.4.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı Kurumun işleminin iptali ile talep tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, peşin harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kocaeli 2. İş Mahkemesi’nin 2006/172 Esas, 2007/606 Karar sayılı 11.09.2007 tarihli kararı ile, davacının dava dışı …’a ait işyerinde 02.06.1986-05.12.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tesbitine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2007/22882 Esas, 2009/1373 Karar sayılı 10.02.2009 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacının, 16.03.2009 tarihinde Kuruma başvurarak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun, “1986/02-2004/12 dönemlerine ait ek prim ve hizmet tahakkuku yapıldığını ancak, işverenin vefat etmesi nedeniyle prim borçlarının tahsil edilemediğini, işverenin varislerinden tahsil edilinceye kadar emeklilik işlemlerinin yapılamayacağını” bildirdiği, yargılama sırasında Kurumun 05.10.2009 tarihli yazısında, işverenin mirasçılarının 02.10.2009 tarihinde prim borçlarını ödemiş olmaları nedeniyle davacının emeklilik işlemlerinin yapılması için gerekli işlemlere başlandığının belirtildiği, Kurumun 26.11.2009 tarihli yazısı ve ekindeki belgelerden de davacıya 01.04.2009 tarihinden geçerli olacak şekilde yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında davacıya 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığından davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar yerindedir. Ancak, mahkemece, Kuruma ödenecek prim karşılığında aylık bağlanmasının sosyal güvenlik sistemimizin gereği olması nedeniyle Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle davacının avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Primlerin ödenmesi başlığını taşıyan 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde işverenin bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar üzerinden bu Yasa gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarında bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecbur olduğu bildirilmiştir. Görüldüğü üzere, 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılıkta prim borçlusu işçi değil, işverenin kendisidir. Anılan maddede Kurumun süresi içinde ödenmeyen primleri 6183 sayılı Yasa gereğince takip ve tahsil edeceği de bildirilmiştir. Bu açık düzenleme karşısında prim borçlusunun işveren olduğunun, tahsil görevinin ise Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yargılama giderlerinden davalı Kurumun sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde davacıya yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.