YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/617
KARAR NO : 2011/3491
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1991-12.8.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait tekstil işyerinde 01.01.1991-12.08.2002 tarihleri arasında geçen ve SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, “davacının 01/01/1992 ile 23/11/1992 dönemi ile ilgili hizmet tespiti taleplerinin hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle reddine ve 23/11/1992-12/08/2002 döneminde sadece 23/11/1992- 08/07/1993 devresinde 81 gün 11/09/2000 ile 01/02/2001 devresinde 11 gün olmak üzere toplam 92 gün çalışmasının kuruma bildirildiğinden bu konuda başkaca bir karar ittihazına yer olmadığına ve davacının diğer hizmet tespiti taleplerinin reddine” karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Somut olayda davacının, 23.11.1992 tarihinden itibaren kısa süreli ve aralıklı olarak 01.02.2001 tarihine kadar SGK’na bildirildiği, çalışmasının başka bir işyerinde çalışmayla kesintiye uğramadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi gereği bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir ise de, davacının 1991 yılı başından itibaren başka bir işverenin işyerinde çalışmaksızın iş aktinin sona erdiği tarihe kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığı kayıtlı tanık anlatımlarıyla kanıtlandığı taktirde aynı işverene ait işyerindeki hizmet akti, 1991 yılı başından itibaren kesintisiz olarak devam ettiğinden ve davalı işverence verilen 23.11.1992 tarihli işe giriş bildirgesi 01.01.1991-23.11.1992 tarihleri arasındaki dönem yönünden de hak düşürücü süreyi keseceğinden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Yargıtay HGK’nun 26.02.2003 gün ve 2003/21-44-98 sayılı kararı ile 23.6.2004 tarihli 2004/21-369 E., 2004/317 K. , 2008/21-113E., 2008/207K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
Öte yandan davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalılara ait işyerinden 23/11/1992-08/07/1993 devresinde 81 gün ve 11/09/2000-01/02/2001 devresinde 11 gün olmak üzere toplam 92 gün çalışması kısmi olarak SGK’na bildirilmiştir. Kesinleşmiş işçilik alacağı dosyasında davacının 1.1.1991-12.8.2002 tarihleri arasında 11 yıl 7 ay 11 gün çalıştığı esas alınarak işçilik alacakları hesaplanmış, taleple bağlı kalınarak istenen miktarlara hükmedilmiştir. Öte yandan işçilik alacağı dosyasında da dinlenmiş olan ve … Konf. San. Tic. Ltd. Şti’ne ait dosyaya ibraz edilen 1992-1998 yılları arasındaki döneme ilişkin bordrolarda isimleri bulunmayan davacı tanıkları da davacının davalılara ait aynı işyerinde makine işçisi olarak 1991-2002 yılları arasında aralıksız çalıştığını, işyerinin aynı işyeri olmakla birlikte sadece ünvan değiştirdiğini doğrulamaktadırlar.
Yapılacak iş; davalı işverenlere ait bu işyerinden SGK’na verilen tüm dönem bordroları celbedilerek, çalışma tarihinde bu işyerinde çalıştığı bordrolar ile tespit edilen, bordrolarda kayıtlı işyeri çalışanlarını, gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, işyerindeki ve davalılara ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra ve olayda çalışmanın kesintiye uğramaması nedeniyle 01.01.1991-23.11.1992 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu da dikkate alınarak, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.