Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6176 E. 2012/1605 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6176
KARAR NO : 2012/1605
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Müessese Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve hükmün kısmen bozmaya uygun olmasına göre, davalı ’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibi olan yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,uyulan bozma ilamı sonrasın da yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıda ki nedenler gereği doğru değildir.
Somut olayda davacı anne ve babanın SGK’na gelir bağlanması için müracaatta bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı babanın 11.03.2006 tarihinde annenin de 22.03.2006 tarihinde öldükleri tespit edildiği halde yasal tüm mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmadan “mirasçıları” denilmek suretiyle hüküm oluşturulması ve karar başlığında da sadece M.. Ç.. adının yazılması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; dava sırasında öldükleri anlaşılan davacı baba ve annenin yasal tüm mirasçılarının yöntemince davaya katılmaları sağlandıktan sonra anne babaya iş kazasında vefat eden Mustafa Çakar tarafından bakılıp bakılmadığının; kendilerinin bir Kurumdan aylık alıp almadıkları, geçimlerini sağlayacak mal varlıklarının, gelirlerinin bulunup bulunmadığı da araştırılarak tespitinden sonra eğer bakma durumu söz konusu ise vefat tarihlerine kadar olan dönem içerisinde hak kazanabilecekleri maddi tazminat miktarının hesap bilirkişisinden rapor da alınarak belirlenmesi ve belirlenen miktar gözönünde tutularak bir hüküm kurulmasından ibarettir. Manevi tazminat talepleri ise taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,14/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.