YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6240
KARAR NO : 2012/1893
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 05/05/1996-07/02/2002 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 05.05.1996 – 01.09.1998 tarihleri arasında geçen ve ayrıca 01.09.1998-07.02.2002 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen 170 günlük sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesine göre 01.09.1998 tarihinde çalışmaya başlaması nedeniyle ve ayrıca … 4. İş Mahkemesi’nde yapılan yargılamada davacının talep ettiği işçilik alacakları için değerlendirme ve hesaplamanın 01.09.1998 tarihinden başlatılıp değerlendirmeye alındığı, bu şekilde verilen hükmün kesinleştiği, davacı açısından da bağlayıcı olduğu gerekçesi ile bu tarihten öncesine yönelik talebinin yerinde olmadığı, 01.09.1998 tarihinden sonraki dönem yönünden ise tanık beyanlarına göre davacının çalışmasını kesintisiz sürdürdüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverene ait işyerinde çalışan davacının 01.09.1998 – 07.02.2002 tarihleri arasında geçen 1037 günlük çalışmasının bazı aylarda tam, bazı aylardı ise kısmen (30 günün altında) Kuruma bildirildiği, davacının imzasının yer aldığı işe giriş bildirgesine göre davalı işyerinde 01.09.1998 tarihinde çalışmaya başladığı, çalışma döneminin tamamını kapsayan ve imzalı ücret ödeme belgelerine göre davacının bazı dönemlerde aylık çalışmasının 30 günden az (kısmi) olduğu ve Kuruma bildirilen çalışma gün sayısının aylık ücret tediye bordroları ile uyumlu olduğu, davacının çalışma gün sayısının çekince koymadan imzaladığı ücret ödeme belgelerinde yazılı süreler kadar olduğu, yazılı belgeler karşısında tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, davacının çalışmalarının Kuruma eksiksiz bir biçimde bildirildiği ve tespiti gereken başkaca hizmeti bulunmadığı, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceğinden davacının ücret tediye bordrolarında yazılı çalışma gün sayısının doğru olduğunun kabul edilmesi yerine tanık beyanlarına göre karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.