Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6459 E. 2012/1833 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6459
KARAR NO : 2012/1833
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi

Davacı, 05/06/2006 tarihi itibariyle malulen emekli sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 2/3 oranında malul olduğunun ve 1479 sayılı Yasa’nın 27 ve devamı maddeleri gereğince 05.06.2006 tarihi itibariyle malullük aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 2/3 oranında malul olduğunun ve 05.06.2006 tarihi itibariyle malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
1479 sayılı Yasa’nın 28.maddesine göre çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır. Yasa’nın 28.maddesine göre, malullük aylığından yararlanabilmek için; bu Kanun’un 28 inci maddesine göre malul sayılmak, en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak, yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmak şarttır.Yasa’nın 56.maddesine göre malullük halinin tespitine dair Kurum kararlarına itirazlar, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Yüksek Sağlık Kurulunca verilen kararlara itiraz halinde ise Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan rapor alınmalıdır.
Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki bulunduğu takdirde Adli Tıp Genel Kurulundan, davacının malullük halinin tespitine dair karar alınarak sonuca gidilmedilir.
Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulu’nun18.06.2007 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği ve malul sayılamayacağına karar verildiği, karara itiraz üzerine Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 29.07.2009 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğine ve maluliyet başlangıcının 03.01.2001 tarihi olduğuna karar verildiği, mahkemece Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişki giderilmeden Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporu doğrultusunda davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiği kabul edilerek 05.06.2006 tarihinden itibaren malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verildiği anlaşılmakta ise de,verilen karar hatalıdır.
Yapılacak iş, Adli Tıp Genel Kurulundan davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybedip kaybetmediği hususunda rapor almak, davacının 5 tam yıl sigorta primi ödeyip ödemediğini, prim borcu bulunup bulunmadığını Kurumdan sormak ve sonucunda davacının 05.06.2006 tarihini takip eden ay başı itibariyle malullük aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişki giderilmeden, prim borcunun bulunup bulunmadığını araştırmadan ve maluliyet aylığı koşullarını taşıyorsa 05.06.2006 tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2006 tarihi itibariyle değil de, 05.06.2006 tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.