YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6574
KARAR NO : 2011/3208
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.12.2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tesbitiyle,aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 3201 sayılı Yasaya göre Yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de … kapsamına tabi çalışması nedeniyle iptal edildiğini, Kurum işlemine dayanak olan yasa hükmünün Anayasa’nın eşitlik kuralına aykırı olduğundan iptali gerektiğini, Kurum işlemlerinin iptalini ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını istemiştir.
Mahkemece, vergi mükellefiyetinin yaşlılık aylığı bağlandığı sırada mevcut olmasının destek primi kesilmesini gerektirdiği, yaşlılık aylığının kesilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Davacıya, 01.12.2008 tarihinden itibaren aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya maaş bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre;”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
Mahkemece, davacının Türkiye’de 31.07.2006 tarihinden itibaren kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyette bulunduğu, vergi dairesinde kayıtlı olduğu, kaydının devam ettiği ve dolayısıyla sigorta kapsamında çalıştığı göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi değiştirilerek “Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.”hükmü getirilmiş, madde hükmü 19.06.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasanın açık hükmü karşısında Kurumun yaşlılık aylığını yeniden bağlaması gerektiği ortadadır.
O halde, hüküm bozulmamalı, 5997 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden itibaren davacının Türkiye’de destek primi ile çalışması ve aylık alması gerektiği yönünde düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının davanın kabulüne ilişkin 1.bendinin tamamen silinerek yerine, “Davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacıya 19.06.2010 tarihinden itibaren kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına fazla talebin reddine “tarih ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının yargılama gideri ile ilgili 3. bendi tamamen silinerek yerine” Dava kısmen kabul kısmen reddedildiğinden, davacı tarafından yapılan yargılama gideri 53,70 TL. dan takdiren 40,00TL sının davalıdan alınıp davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasına “1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı Kuruma verilmesine” rakam ve sözcüklerinin bir bent olarak eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.