YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6615
KARAR NO : 2012/1570
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, temyiz eden davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece, 14.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davacının maddi tazminat isteminin tamamen kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi zararının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizle ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile tahsili istenmiştir. Islah ve başvuru harcını yatırarak 14.10.2009 tarihli dilekçede de 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin 4.989,54 TL ye çıkarıldığı, 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu ve olay tarihinden itibaren faiz istediği açıktır. Öte yandan iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren faize karar verilmek gerekirken, ıslah dilekçesi ile istenen maddi tazminat miktarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, manevi tazminata ise dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 8. satırına kadar (8. satır dahil) silinerek yerine;
“Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE
4.989,54 TL’nin olay tarihi olan 21/02/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE ;
7.000,00 TL’nin olay tarihi olan 21/02/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 13/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.