YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/679
KARAR NO : 2011/1462
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının iş kazası sonucu cismani zarara uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı … Ltd. Şirketine yönelik davanın kısmen kabulüne, diğer davalı şirkete yönelik davanın ise üst işveren olmadığı gerekçesiyle husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı … Turizm Altyapı Birliğine ait çöp arıtma tesisi inşaatını yapan diğer davalı … Ltd. Şirketinin işçisi olduğu 12.12.2004 tarihinde iskele üzerinde sıva yaparken düşüp yaralandığı, iş kazasının SGK Başkanlığına bildirilmediği, Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca yapılmış bir soruşturmanın bulunduğu Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulunun Özürlüler için tanzim ettiği 21.7.2005 tarihli raporda davacının % 35 oranında malul olduğunun bildirildiği, mahkemece SGK Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığına müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranının tespiti yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesi üzerine adı geçen dairece “olayın SGK veya mahkemece iş kazası olarak kabul edilmesi halinde sürekli işgöremezlik oranının tesbitinin yapılabileceğinin ancak mahkeme talep ettiğinden bu oranın % 34 olarak belirlendiğinin” bildirildiği, mahkemece SGK’dan bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulması üzerine de SGK’ca “sigortalı hakkında iş kazası yönünden bir işlem yapılmadığından gelir bağlanmadığının “bildirildiği, mahkemece davacının maddi zararının % 34 oranına göre hesaplattırılıp sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarıın incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.