Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6898 E. 2010/6492 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6898
KARAR NO : 2010/6492
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.10.2008 tarihi itibariyle 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-B (4) alt bendi kapsamında sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-B (4) alt bendi kapsamında sigortalı olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-B (4) alt bendi kapsamında sigortalı olmadığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.

…/…

-2-

2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Öte yandan 2926 sayılı Yasa’nın 5. maddesinde sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu oluşu, 6. maddesinde ise sigortalılığın sona erme koşulları düzenlenmiştir. Maddeye göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıkları sona erdirilecektir. Bu yönüyle Kurumun yaptığı işlemde bir uygunsuzluk bulunmamaktadır. Ancak Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerine göre diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi kısa süreli çalışmaların bulunması halinde sigortalının tarımsal faaliyetine devam ettiği kabul edilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 5510 sayılı Yasanın 4/b maddesi uyarınca 01.10.2008 tarihinden itibaren tarım … sigortalı olarak re’sen tescilinin yapıldığı, davacının 06.03.2007 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının 19.02.2008 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği, daha sonra 09.10.2008 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığının başlayıp devam ettiği, 23.11.1999-24.08.2009 tarihleri arasında zirat odası üyeliği, 01.11.1999 tarihinde başlayıp devam eden tarım kredi koop üyeliğinin bulunduğu ve adına kayıtlı tarım arazisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının ziraat odası kaydı ve tarım kredi koop kaydı ile dosyada bulunan diğer kayıt ve belgelere göre tarımsal faaliyet sabit olduğundan Kurum tarafından 5510 sayılı Yasanın 4/b maddesi uyarınca 01.10.2008 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemi yerindedir. Ancak davacının 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 09.10.2008 tarihinde tarım bağkur sigortalılığı sona ereceğinden mahkemece 09.10.2008 tarihinden itibaren davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-b(4) maddesi kapsamında sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesi yerinde ise de tarımsal faaliyetinin sabit olduğu 01.10.2008-08.10.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden istemin reddi yerine 5510 sayılı Yasanın 4/1-b(4) maddesi kapsamında sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.