YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7362
KARAR NO : 2012/3236
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı murisi, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, borçlu olmadığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken vefat eden babasından dolayı 1984 yılından itibaren bağlanan ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının, 1984 yılından itibaren babasından dolayı ölüm aylığı almakta iken, 01.04.1980 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödediği ve 01.12.2000 tarihi itibariyle de anılan isteğe bağlı sigortalılıktan dolayı kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, SGK’nca bu durumun öğrenilmesi üzerine, davacıya bağlanan ölüm aylığının kesildiği ve 21.12.2000-02.07.2008 tarihleri arasında yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsili için 11.07.2008 tarihinde icra takibi yapıldığı, davacının borca ve takibe itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 68.maddesinin VI.bendine göre “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. ” Yine 506 sayılı Yasa’nın geçici 91. maddesi(Ek madde: 02.07.2005-5386 sayılı Yasa/2. md.) uyarınca “06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz.”
Davacının, 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödediği ve 01.12.2000 tarihi itibariyle de anılan isteğe bağlı sigortalılıktan dolayı kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı sabit olduğuna göre, yukarıdaki yasal düzenleme doğrultusunda, SGK’dan gelir veya aylık almaya başladığı tarihi takip eden devre başından itibaren ölüm aylığının kesilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Anılan yasal düzenlemede davacının zorunlu sigortalı olarak çalışması ya da isteğe bağlı sigortalı primlerini ödeyerek SGK’dan yaşlılık aylığı alması arasında fark gözetilmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.