Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7363 E. 2012/3854 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7363
KARAR NO : 2012/3854
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malullük aylığına hak kazandığının tespiti ile talep tarihinden itibaren aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece , davacının 01.09.2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 07.07.1997 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildiği, SGK’nun 20.01.2010 tarihli yazısına göre 11.06.2005 tarihi itibariyle 7 yıl, 11 ay, 4 gün sigortalı olduğu ve prim borcunun da bulunmadığı; maluliyet aylığı için 11.05.2005 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğu ve maluliyetinin tespiti için hastaneye sevkinin sağlandığı, Bağkur Genel Müdürlüğü’nün 28.7.2005 tarihli yazı ile sigortalının 2/3 oranında malul olmadığı anlaşıldığından aylık isteminin red edildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 01.05.2007 tarihli kararı ile de sigortalının 2/3 oranında malul olmadığının saptandığı, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığının düzenlediği 27/08/2007 tarihli raporda, davacının mevcut haliyle vucüt çalışma gücünü %77,32 oranında kaybettiği, Bağ-Kur’a giriş tarihi olan 07/07/1997 tarihinde ise bu oranın %65,55 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun düzenlediği 08/05/2009 tarihli raporda da sonuç olarak; davacının muayene tarihi olan 16/04/2008 tarihi itibariyle çalışma gücünü %82 oranında kaybettiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 28. Maddesidir. 1479 sayılı Yasanın 28 nci maddesi hükmüne göre, bu kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte malül sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalının bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacağı bildirilmiştir.
Mahkemece, ilk defa sigortalı olduğu 07.07.1997 tarihinde davacıdaki mevcut arızanın çalışma gücünün 2/3 sini kaybettirecek düzeyde olup olmadığı araştırılmaksızın ve 2/3 oranında maluliyetinin başlangıç tarihi belirtilmeyen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporu gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden davacının Bağ-Kur sigortalılığının başladığı 07.07.1997 tarihinde 2/3 oranında maluliyetinin bulunup bulunmadığını sormak, 2/3 maluliyetini gerektirir hastalıkla Bağ-Kur kapsamına girdiği konusunda Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporu arasında arasında çelişki bulunması halinde raporlar arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan bu konuda rapor alarak gidermek, davacının ilk defa sigortalı olduğu tarihde 2/3 oranla malul olmadığının anlaşılması halinde 2/3 orandaki maluliyete giriş tarihi Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nededine göre davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 15/03/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.