YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/741
KARAR NO : 2011/1463
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisinin iş kazası sonucu öldüğü olayda davacıların murisinin % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına 70.000.00 TL’sına hükmedilmesi gerekirken 80.000.00 TL’sına, çocuklar yararına ayrı ayrı 35.000.00’er TL’sına hükmedilmesi gerekirken 50.000.00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı tarafların temyiz nedenleri gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine,
Maddi tazminat istemi zararın S.G.K.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeniyle reddedildiğinden bu durumun dava açmazdan önce davacılar tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Davacı eş … için 70.000.00- TL, davacı çocuklar… için ayrı ayrı 35.000.00’er TL. manevi tazminatın 22.6.2007 ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazla istemlerin reddine
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan eş Hanife için 7.000 TL, Enes ve Eray için ayrı ayrı 3.900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan eş Hanife’den 3.400 TL, Enes ve Eray’dan ayrı ayrı 1.800 TL avukatlık ücretinin de adı geçen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Kabul ve ret oranına göre davacılar tarafından yapılan toplam 412,13-TL. yargılama giderinden taktiren 288,50-TL.sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına
5-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yerolmadığına, davacı tarafından peşin yatırılan 2.727.00-TL. nisbi harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 22.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.