YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7569
KARAR NO : 2012/2154
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
Davacı murisi, yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların, murislerinden dolayı ölüm aylığı alabilmek için; teslim edilen ürün bedellerinden yapılan prim kesintileri nedeniyle murislerinin 1.8.1998-23.5.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti ve murisin askerlik borçlanması da dahil edilerek primlerin ödenmesiyle ölüm aylığına hak kazandıklarının tespitine ilşikindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4/1-b bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olmakla beraber, geçiş hükümlerini içeren aynı kanunun geçici 7. maddesi gereğince mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu mevzuat hükümleri gereği inceleme yapılmıştır.
Dosyanın tetkikinden, davacı murisinin teslim ettiği ürün bedellerinden 1998 yılının Temmuz ayında 4 defa kesinti yapıldığı, 1999 ve devamı yıllarda kesintinin olmadığı, 01.07.1991 tarihinden itibaren devam eden Ziraat Odası kaydı bulunduğu, 1998 yılında intikal sonucu edinilmiş 3.750 metrekarelik tarla niteliğinde ½ hisseli arazisinin olduğu, muhtarlık tutanağından ve davacı tanığı olarak dinlenen şahısların beyanlarından davacı murisinin tarımsal faaliyette bulunduğunun belirtildiği, davacının tarımsal kredi kullanmadığı, kolluk araştırmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve Kanunun 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan Ziraat Odası kaydı, tarım kredi kooperatifi ile Ziraat Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri dikkate alınmalı, ancak kayıtların tek başlarına tarımsal faaliyetin sürekli olduğunu kabule yeterli olmadığı gözetilmelidir.
Mahkemece, 1.8.1998-31.12.1998 tarihleri arasında davacılar murisinin kesintiye dayalı olarak tarımsal faaliyetinin bulunduğuna ilişkin kabulü yerinde ise de; 1.1.1999-23.5.2001 dönemi için özellikle tarımsal faaliyete ilişkin olarak karara dayanak yapılan kanıtlar hüküm vermeye elverişli olmadığından, 2926 sayılı Kanunun 3. maddesinin (b) bendi, 6 ve 10. maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; davacılar murisinin sahibi olduğu veya tarımsal amaçlı kullandığı taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, tarımsal faaliyet yönünden yeterli miktarda taşınmazı kullanıp kullanmadığı, nerede oturduğu, faaliyetini kendi mülkünde mi, miras yolu ile elde ettiği mülkte mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı, hangi tür ürünler ektiği, yılda elde ettiği ürün miktarı ile bunu nasıl değerlendirdiği yöntemince belirlenmeli, bu konularda Cumhuriyet Başsavcılığınca araştırma yapılıp dönemin muhtar ve azalarının bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, böylelikle tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuştuktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ürün bedellerinden tevkifat yapılmayan yıllar yönünden eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.