YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7663
KARAR NO : 2010/13101
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işverenler nezdinde 6.10.1992 – 23.10.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik HakimiNurten Fidan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 06.10.1992-23.10.1998 tarihleri arasında davalı işverenler yanında hizmet aktine dayalı olarak geçen, kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmet sürelerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Sigortalı olması gereken hizmetlerin tesbitine yönelik davalar yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 79/8.maddesinden alır ve kamu düzenine ilişkin olarak ortaya çıkarlar. Bu tür davalar sadece sigortalı ve onu çalıştıran işverenin değil aynı zamanda Sosyal Sigortalar Kurumunun dahi doğrudan hak alanını ilgilendirmektedir. Kurum bu davalar sonucu bir taraftan yasaya aykırı olarak elde edemediği primleri tahsil imkanına kavuşmakta öbür taraftan sigortalı veya hak sahipleri yönünden yükümlülük altına girmektedir.Kurumun yasal hasım gösterildiği davalarda çalışılan iş yeri ve çalışma olgusuna yönelik kanıtlar objektif olarak inandırıcı biçimde ortaya konularak sonuçlandırılmalıdır.
Somut olayda dava dilekçesinde Sosyal Güvenlik Kurumu davalı olarak gösterilmemiş, 08.02.2006 tarihli arakararında davacıya SGK’nu davaya dahil etmesi için süre verilmiş, davacı vekili, SGK’nun davaya dahil edilmesi için tarihsiz ve havalesiz dilekçe verdikten sonra dava dilekçesi SGK’na tebliğ edilmeden 17.03.2006 tarihli celsede davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş ve bozmadan sonra da bu eksiklik giderilmemiştir. Böylece hizmet tespiti davalarında yasal hasım olan SGK’na dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeyerek davada taraf sıfatını alması sağlanmamıştır.
Yapılacak iş; davacıya davayı yöntemince Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltmek üzere önel vermek ve Kurumun göstereceği deliller toplanarak hep birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ.Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.