YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7669
KARAR NO : 2012/9807
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 07.10.2004 tarih ve 88160 sayılı idari para cezası nedeniyle gönderilen toplam 16.702,91TL tutarındaki ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleridir. 506 sayılı yasanın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
09.05.2007 tarihli 5655 sayılı Yasa’nın 2.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesinin son fıkrasınca ;İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Bu düzenlemeler karşısında İdari para cezalarının tahsili için davalı Kurumca 6183 sayılı Yasa gereğince çıkarılan ödeme emrinin iptali için açılacak davaların İş Mahkemesinde görüleceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, ödeme emrinin 13.10.2004 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 7 günlük yasal süresi içinde açıldığı, davacının ödeme emrine konu olan idari para cezasının iptali için süresi içinde idare mahkemesinde dava açtığı, idare mahkemesince idari para cezasının kısmen iptal edildiği, bu kararın Danıştay 10.HD’nin 27.06.2008 tarihli kararı ile onandığı, dolayısıyla Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptal edilmeyen kısmının kesinleştiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, Kurumun davacı hakkında tahakkuk ettirdiği idari para cezası borcunun Danıştay’ın onama kararı ile kısmen iptal edilmesi nedeniyle davacının iptal edilen kısım yönünden Kuruma borçlu olmadığı kesinleştiğinden, mahkemece davacı hakkında gönderilen ödeme emri nedeniyle iptal edilen kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kesinleşen idari para cezası yönünden zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının gönderilen ödeme emri nedeniyle idari yargı kararı ile iptal edilen kısım yönünden Kuruma borçlu olmadığını, ödeme emrinin iptal edilen idari para cezasına yönelik bu kısım yönünden iptali gerektiğini kabul etmek, idari yargı kararı ile davacının Kuruma borçlu olduğu kesinleşen idari para cezası yönünden zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.