YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/792
KARAR NO : 2010/2937
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava,davacıların yakınlarının … kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile , davacı eş …’nin maddi zararı Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılığından maddi tazminat isteminin reddine,davacı eş … için 30.000,00 TL, ve davacı çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın 08.03.2000 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Davacılar murisi …’nin … kazası sonucu hayatını kaybettiği,olayda murisin % 10, davalı işverenin % 70, dava dışı olan ve davalı işverenin işçisi oldukları anlaşılan bakım müdür vekili … … ‘in ve ekip şefi …’ın %10 ar oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26…..1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 25.000.00 TL , murisin çocukları olan diğer davacılar yararına ayrı ayrı 15.000.00 er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı … yararına 30.000.00 TL ve davacı çocuklar yararına ayrı ayrı 20.000.00 er TL’sına hükmedilmesi öte yandan , davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır.İhtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte hareket etmeleri sadece biçimsel bakımdandır.
Esas olarak ihtiyari dava arkadaşlarının davaları birbirinden bağımsızdır,Hal böyle olunca kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden ihtiyari dava arkadaşlarından her biri için kabul edilen bölüm üzerinden lehine ve reddedilen bölüm üzerinden de aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir dava varmış gibi toplam manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, davacı …’nin maddi tazminat talebinin reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre ,davacının maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1 -Davacı …’nin maddi zararı sigorta tahsisleri tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine,
2-Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı eş … için 25.000.00 TL,davacı çocuklar … … … ve … için ayrı ayrı 15.000.00′ er TL manevi tazminatın 08.03.2000 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla taleplerin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alman manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … için hesaplanan 2.900.00 TL avukatlık ücretinin,davacılar … … ve… için ayrı ayrı 1.800.00’er TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı …’den 2.900.00 TL avukatlık ücretinin,davacılar Tayran, Mensur,… … ve … ayrı ayrı 1.800.00’er TL avukatlık ücretinin alınarak davalıya verilmesine,
Davacı …’nin maddi tazminat talebinin reddinin katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve dava açılırken davacının bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre,davacının maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
3- Davacılar tarafından yapılan toplam 29.00 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 8.00 TL’sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına
4-Alınması gereken 7.020.00 TL ilam harcından peşin alınan 6.696.50 TL harcın düşümüyle kalan 323.50 TL nispi harem davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 6.696.50 TL nispi harç ile 29.60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.726.10 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 18.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.