YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7927
KARAR NO : 2012/4875
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/02/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi davacı vekilincede duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2 maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı SGK.’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının davalı Kuruma prim borcu olmadığının tespiti ile 01/02/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 08/01/1958 doğumlu olup … İş Mahkemesinin 2007/294 Esas ve 2007/342 Karar sayılı kararı ile 20/03/1981-17/09/1991 ve 25/05/1993-12/05/2003 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilerek kararın kesinleştiği, 1479 sayılı Kanuna tabi 18 yıl 6 ay 18 gün, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanması 2000 gün ve 600 gün askerlik borçlanması ile 25 yıl sigortalılığının dolduğu davalı Kurumca tahsis talep tarihi itibariyle 341.46 TL prim borcu çıkartıldığı davacının bu borcunun 16/04/2010 tarihinde ödediği görülmektedir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yaşlılık aylığı koşulları oluştuğundan prim borcunu ödediği tarihi takip eden aybaşı olan 01/05/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi yerinde ise de davanın kısmen kabulüne göre davalı Kuruma vekalet ücreti takdir edilmemesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK.’nun 370/2, maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasına bir bend eklenerek, “karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.000.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 29/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.