YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/797
KARAR NO : 2010/4162
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 12.04.2006 tarih ve 19670 sayılı işlemin iptaline, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların (SGK Başkanlığı) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava davacıya 2004 yılında …’dan bağlanan yaşlılık aylığının davalı Kurumca SSK hizmet süresinin yanlış gönderildiğinden ve mevcut hizmetinin yaşlılık aylık bağlanması için yeterli olmadığı gerekçesi ile kesilmesi nedeniyle davacının 01.04.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı gerekleri yerine getirilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Dairemizin 14.5.2009 tarihli kararı ile Davacının sigortalı hesap cetvelinde dava dışı … … ile … … adlarındaki kişilere ait hizmetlerin bulunduğu ve bu hizmetlerin hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya mal edilerek davacının SSK hizmetinin 4041 gün olarak tesbit edildiği dava dışı … … ile … … adlarındaki kişilere ait hizmetlerin bildirildiği 5062 sicil numaralı işyerine ait 1974/4, 6440 sicil numaralı işyerine ait 1976/2,3,4 ile 1977/ 1,2 dönemlerinde bu işyerlerinde davacının çalışmasının olup olmadığının davacıdan sorulup, çalışmasının olduğunu bildirirse bu dönemlere ait bordroları getirtmek, bu bordrolarda davacı adına çalışma olup olmadığını araştırmak ve davacının tüm SSK hizmetleri belirlendikten sonra yaşlılık aylığına hak kazanacak prim gün sayısına ulaşıp ulaşmadığı konusunda inceleme yapıp çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra davacı vekili bozma ilamında belirtilen çalışmaların müvekkiline ait olmadığını belirtmiştir. Mahkemece davacının başka bir yerde çalışması olup olmadığı konusunda beyanı alınmamış ve beyanı da imzası ile tasdik olunmamıştır. Kurumun kusurlu davranışı davacının hak elde etmesini sağlamayacağından, mahkemece davacının başka bir yerde 25 yıl prim ödeme gün sayısını dolduracak hizmetinin bulunması halinde bunun değerlendirilmesi, bulunmadığı takdirde, Kurum işlemi doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların (SGK Başkanlığı) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.