Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8021 E. 2010/11443 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8021
KARAR NO : 2010/11443
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisinin, davalı işveren nezdinde 16.07.1996-05.01.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava nitelikçe davacı murisinin 16.07.1996-05.01.1998 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı murisinin 16.07.1996-05.01.1997 ve 20.08.1997-05.01.1998 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilenler dışında 115 gün daha davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Davada taraf ehliyeti HUMK’nun 38. maddesinde düzenlenmiş olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Bir talep olmasa bile, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. HUMK’nun taraf ehliyetini tanımlamamış 38. maddesiyle Medeni Kanun’a yollamada bulunmakla yetinmiştir. Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını belirlemiştir.
Davacı dava dilekçesinde İkizler Tuğla Fabrikasını davalı olarak göstermiş ve hükümde bu davalı adına oluşturulmuştur. Davalı olarak gösterilen İkizler Tuğla fabrikasının tüzel kişiliğinin bulunmadığı, iş yerinin İsmail … ve ortaklarına ait olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Hal böyle olunca ve özellikle adi ortaklığı ait olan işyerindeki çalışmanın tespiti istemiyle açılana davanın konusunun para olmadığının belli bulunmasına göre, dava dilekçesinin adi ortaklığın ortaklarına tebliğ edilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmek gerekirken usulüne uygun biçimde taraf teşkil edilmeksizin tüzel kişiliği bulunmayan İkizler Tuğla Fabrikasının davada taraf gösterilmesi suretiyle yargılamanın sürdürülerek hüküm kurulması isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.