YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8172
KARAR NO : 2011/412
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 47.500.00-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan … A.Ş vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … A.Ş vekili Avukat … ile diğer davalı adanı Avukat … geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 14.11.2001 günü saat 00.30 sıralarında meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların çocuğu ve kardeşi olan sigortalı …’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 25, davalı işverenin % 15, işyeri işçilerinden …’nin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Esas 2010/8172
Karar 2011/ 412
26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar … ve …’dan her birine 10.000,00’er TL ve davacı … yararına 3.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacılar … ve …’dan her birine 20.000,00’er TL ve davacı … yararına 7.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan HUMK’ nun 74.maddesine göre “hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.” Hal böyle olunca da davacılar vekili 20.07.2005 tarihli dava dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminat alacaklarına 14.11.2001 ölüm tarihinden faiz işletilmesi isteminde bulunulduğu halde hüküm altına alınan tazminat alacaklarına 13.01.2001 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, kararın temyiz etmeyen davalı … yönünden kesinleştiği gözetilerek, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca, temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ yararına düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile takdiren davacılar … ve …’dan her birine ayrı ayrı 20.000,00’er TL ve davacı … yararına 7.500,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 47.500,00-TL tazminatın (Temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin sorumluluğu davacılar … ve …’dan her biri için ayrı ayrı 10.000,00’er TL ve davacı … için 3.000,00-TL ve bu miktarlara 14.11.2001 ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizle sınırlı olmak üzere,) 13.01.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talepleri ile maddi tazminat taleplerinin reddine,
2-Alınması gereken 2.565,00-TL ilam harcından peşin alınan 718,20-TL’nin indirimi ile kalan 1.846,80-TL ilam harcının (Temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin sorumluluğu 1.242,00-TL ile sınırlı olmak üzere,) davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 729,40-TL harç giderinin (Temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin sorumluluğu 11,20-TL ile sınırlı olmak üzere,) davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara verilmesine,
Esas 2010/8172
Karar 2011/ 412
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 485,20-TL yargılama giderinden takdiren 433,21-TL’nin (Temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin sorumluluğu 210,00-TL ile sınırlı olmak üzere,) davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar … ve …’dan her biri için 2.400,00’er TL ve davacı … için 900,00-TL avukatlık ücretinin (Temyiz eden davalı … ve Dış Tic AŞ’nin sorumluluğu davacılar … ve …’dan her biri için 1.200,00’er TL ve davacı … için 575,00-TL ile sınırlı olmak üzere,) davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı … ve Dış Tic AŞ yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar … ve …’dan her birinden 1.200,00’er TL davacı …’dan 575,00-TL, maddi tazminatın ret nedenine göre davacılar …, … ve …’ın her birinden 575,00-TL avukatlık ücretinin alınarak davalı … ve Dış Tic AŞ’ne verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı … İnş.ve Dış Ticaret A.Ş. yararına takdir edilen 825.00-TL duruşma avukatlık parasının tarşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılardan Dicle İnş.ve Tic. A.Ş.’ye yükletilmesine,
25.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.