YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8273
KARAR NO : 2010/9000
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.1971-24.11.1977 tarihleri arası geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının davalı işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir
Mahkemece üç ay içinde yenilenmeyen davanın HMUK 409 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir
Uyuşmazlık, 19.11.2009 tarihli oturumda, davanın işlemden kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/1. maddesi hükmüne göre, “usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde” davanın taraflarından hiçbiri gelmediği veya gelip de takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Somut olayda, davacı vekili 30.07.2009 tarihli oturuma mazeret faksı göndererek katılmamış,duruşma gününü kalemden öğreneceğini bildirmiştir,mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edilerek masraf bıraktığı taktirde duruşma gününün tebliğine duruşmanın 19.11.2009 tarihine bırakılmasına karar verilmiş ancak masraf bırakılmadığı için duruşma günü tebliğ edilmemiştir.19.11.2009 tarihli oturuma da davacı veya vekili katılmadığı için de dosya işlemden kaldırılmış ve 3 ay içinde yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 30.07.2009 tarihli mazereti kabul edildiğine göre taraflara ileri bir tarihe bırakılan oturum gününün mutlaka yöntemine uygun şekilde (oturum gününden önce) bildirilmesi gerekir. Hal böyle olunca, oturum günü 30.07.2009 tarihi olarak belirlendiği halde davacı vekili son oturuma usulüne uygun çağrılmadığından anılan oturumda davayı takipsiz bırakmış sayılamaz.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.