Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/850 E. 2010/4511 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/850
KARAR NO : 2010/4511
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.10.1985 yılından itibaren çakışan SSK çalışmalarının iptaliyle, 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine.
2-Davalı Kurumun temyizine gelince;
Dava, davacının 01.10.1985 yılından itibaren çakışan SSK çalışmaların iptali ile 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının 01.12.1989-31.12.1997 tarihleri arasında çakışan SSK.’na tabi çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine SSK.’ya tabi sigortalılığının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım
… sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Yapılan incelemede davacının 01.10.1985 tarihinde 2926 sayılı Kanun’a tabi tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı Tarım Kredi Kooperatifi kaydının 09.02.1997-25.07.1997 tarihleri arasında olduğu, herhangi zirai amaçlı kredi kullanmadığı, zabıta araştırmasında çiftçilik yapmadığının bildirildiği, 15.05.1989-11.11.1989 tarihleri arasında kısa süreli 506 sayılı Kanun’a tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının 01.08.1997 tarihinde 1479 sayılı Kanun’a tabi kaydının olduğu 1997, 1998, 1999, 2000,2001 yıllarında prim ödediği tarım … sigortalısı olarak da 17.06.1997, 29.07.1997 tarihlerinde prim ödemesi bulunduğu, 15.05.1989 tarihinde başlayan 506 sayılı Kanun’a tabi zorunlu SSK sigortalılığı nedeniyle tarım … sigortalılığının 14.05.1989 tarihi itibariyle durdurulduğu, Ziraat Odası kaydının olmadığı 1.10.1985- 14.5.1989 tarihleri arasındaki dönemde davacının davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edildiği görülmüştür.
Mahkemece, SSK.’na tabi çalışmalarının iptali isteminin reddi yerinde ise de 15.05.1989-01.11.1989 tarihlerindeki 506 sayılı Kanun’a tabi çalışmasından sonra tarımsal faaliyeti olmadığından 1.12.1989- 31.7.1997 tarihleri arasındaki dönemin ve 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu 1.8.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki dönemin reddine karar verilmesi gerekirken davacının 01.12.1989-31.12.1997 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi ayrıca davacının l.l0.l985- 14.5.1989 tarihleri arasındaki dönemde davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edildiği tespit kararı verilmesinde hukuki yararı bulunmadığı halde bu dönemle ilgili tespit kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacı 1.10.1985- 14.5.1989 tarihleri arasında davalı Kurumca 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edildiğinden bu dönemle ilgili tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu döneme ilişkin talebin reddine,
2-Davacı 15.5.1989- 11.11.1989 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğundan bu dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ve bu sigortalılığın iptaline ilişkin istemin reddine,
3-Davacının 11.11.1989- 31.7.1997 tarihleri arasında tarımsal faaliyetine devam ettiği ispatlanamadığından bu döneme ilişkin istemin reddine,
4-Davacı 1.8.1997- 31.12.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğundan bu döneme ilişkin istemin reddine,
5-Alınması gereken 15,60 TL ret harcından davacı tarafından yatırılan 14,00 TL peşin harcın tenzili ile bakiye 1.60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince, 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Kuruma verilmesine, davacının yaptığı masrafın üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.