Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8708 E. 2011/423 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8708
KARAR NO : 2011/423
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 27.440,27 liranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekilince istenilmesi ve davacı vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.1.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ile … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 01.06.2004 tarihinde iş kazası sonucu % 9,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin maddi tazminatın belirlenmesi ve manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı yerindedir. Ancak maddi ve manevi tazminat istemli olarak ayrı dava açılabilmesinin mümkün bulunmasına göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücreti hesaplamak gerekirken, toplam tazminat üzerinden avukatlık ücreti hesaplanarak, avukatlık ücretinin noksan belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında davacı yararına avukatlık ücreti verilmesine ilişkin “Davacının kendini vekille temsil ettirdiği dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir edilen 3.218,42 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine;
“ Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 2.092,83-TL, manevi tazminat miktarı üzerinden 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 825.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 25.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.