Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9457 E. 2012/4599 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9457
KARAR NO : 2012/4599
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Fuat Bezmen’e ait işyerinde 11.10.1968-28.02.1977 devrelerinde bizzat çalışmış olmasına rağmen bu çalışmalarının Şahzane Akay adına işlem gördünü, bu çalışma sürelerinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Uyuşmazlık somut olayda fiili çalışmanın kime ait olduğunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle gerek Sosyal Güvenlik Kurumunda, gerekse davacının çalıştığı tüm işveren yanında bulunan ve davacının imzası ile fotoğrafını içeren ücret tediye bordrosu ve bildirge gibi tüm belgeler ayrı ayrı getirtilip, davacıya aidiyeti yönünden imza ve fotoğraf incelemesi yapılmalı, işyerlerinin kapsam ve niteliği araştırılarak kayıtlara geçmiş tanıklar dinlenmeli, bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Somut olayda davacının bildirmiş olduğu bordro tanıkları davacının fabrikada iplik bölümünde çalıştığını doğrulamışlar, dahili davalı …’yi tanımadıklarını beyan etmişlerdir.Davacı işyerinde çekilmiş fotoğraflarını da delil olarak dosyaya sunmuştur.Dahili davalı … de ifadesinde “ismini ve ne iş yaptığını hatırlayamadığı fabrikada 7,5 yıl temizlik işçisi olarak çalıştığını beyan etmiş olup, bir kimsenin 7,5 yıl çalıştığı fabrikanın ismini ve fabrikanın ne işi yaptığını hatırlayamaması hayatın olağan akışına aykırıdır.Grafoloji imza incelemesinde “Sigortalının imzası veya mühürü” hanesinde bulunan
imzanın …)’ın eli ürünü olma ihtimalinin, …in eli ürün olma ihtimalinden fazla olduğunu” belirtildiğinden, davacının iddia ettiği çalışmanın kendisine ait olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de imzanın davacının eli ürünü olmadığının belirlenmesi tek başına çalışmanın davacıya ait olmadığını göstermeye yeterli değildir.
Yapılacak iş; dahili davalı …’ın, çalışmanın geçtiği 1968-1977 yılları arasında şu an yaşadığı yer olan Bafra ilçesi Çamaltı Köyü’nden ayrılıp ayrılmadığı, İstanbul iline ikametgah nakli yaptırıp yaptırmadığı muhtarlık kayıtlarından araştırılarak, bu hususta o dönemlerde muhtarlık, ihtiyar heyeti azalığı, köy bekçiliği yapmış kişilerin tanık olarak ifadelerinin alınarak ve ayrıca davacının ve dahili davalının eski fotoğraflarının getirtilerek bordro tanıklarına gösterilip, uyuşmazlık konusunun ciddiyeti de ihtar edilmek suretiyle ayrıntılı olarak gerçek çalışanın kim olduğu hususunun açıklattırılması suretiyle işyerinde gerçek çalışanın davacı Fethiye yada dahili davalı … olup olmadığının somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.