Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9463 E. 2010/13285 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9463
KARAR NO : 2010/13285
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, l.7.l982- 7.ll.l984 ve 7.5.l986- l.ll.l99l tarihleri arası sanatçı borçlanmasının kabulüne, kurumun hatalı işleminin iptaline, l3.4.l995 yılılndaki ücretten borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 4056 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı Yasaya ek geçici 80.maddeye dayanılarak sanatçı borçlanmasının değerlendirilmesi ile borçlanma tutarının SSK’ya ödeyebileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı sonucunda davacının 1.7.1982 -7.11.1984, 7.5.1986- 30.4.1988 ve 1.7.1988- 1.11.1991 tarihleri arasındaki süreyi borçlanabileceği ve 13.4.1995 tarihinde Kuruma ödediği 25.59 TL borçlanma parasını SSK’na ödeyeceği tarihe kadar işleyecek faizi ile birlikte borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiş ise de bozma kararı gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Bozma kararında özetle çalışmaların geçtiği işyerleri ve işverenlerin varlıklarının saptanması yolunda gerekli araştırma yapılması, fiili çalışmanın kanıtlanması, işverenler yanında davacı ile birlikte çalışanlar kayıtlardan saptanarak tanık olarak beyanlarına başvurulması, davacının borçlanma belgesinde öngörülen uğraşısında yetkin olup olmadığının dayanakları getirtilmesi, borçlanma belgesini onaylayan kuruluşun dayanak bilgileri incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gereğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde yukarıda açıklanan şekilde davacının çalıştığı işyerlerinde davacıyla birlikte çalışan kayıtlara geçmiş tanıklar saptanarak beyanlarının alınmadığı eksik inceleme ve araştırma ile sonuca varıldığı görülmektedir.
Yapılacak iş; mahkemece yapılan araştırmanın yanında davacının çalıştığı işyerlerinde davacı ile aynı dönemde çalışan kayıtlara geçmiş kişiler belirlenerek beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birarada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.