YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9549
KARAR NO : 2012/4575
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/12/1999- 14/08/2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 2.12.1999 – 14.8.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının tespitini talep ettiği tarihte 18 yaşından küçük olduğundan hizmet tespit talebinin reddine ancak işe başlama tarihi olan 11.08.2000 ile 18 yaşını ikmal ettiği 04.05.2001 tarihleri arasında ödenen 263 günlük sigorta primlerinin sigortalılık prim toplamına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinden işe girdiğine dair 11.8.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, 11.8.2000 – 31.7.2004 tarih aralığındaki çalışmanın Kuruma bildirildiği ve Kurum kayıtlarında görüldüğü, davacının bu döneme ilişkin bordrolarda adının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının talebi; 2.12.1999 – 14.8.2000 tarih aralığındaki bildirilmeyen çalışmaların tespiti olmasına rağmen; mahkemece Kurumca kabul edilen 11.8.2000 – 4.5.2001 tarihleri arasında ödenen 263 günlük sigorta primlerinin sigortalılık prim toplamına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kurumca kabul edilen sürelerin kabulünde hukuki yarar olmadığı gibi talep aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“Davacının hizmet tespit talebinin REDDİNE,
Bakiye 3.15 TL karar harcının davacıdan tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 14.00 TL B.H. 14.00 TL P.H. 3 tebligat gideri 13.50 TL olmak üzere toplam : 41.50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 26.3.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.