YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9550
KARAR NO : 2012/9232
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.10.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline, 2004 ve 2005 yılları prim ve geçikme zamlarının ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacıya iadesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan deliller ile hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacıya 01.10.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 3 aylık makul süre gözetilerek ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile ödenmesi ve davacıdan alınan 2004 ve 2005 yılları prim ve gecikme zamlarının ödeme tarihinden tibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 01.01.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin talebinin reddine, 500,00 TL birikmiş aylığın tahsiline ilişkin talebin reddine, davalı tarafça fuzulen tahsil edilen 2.479,91 TL prim tutarının 28.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Tarım … sigortalılığının tespitine ilişkin olarak açtığı davada davacının 05.11.1991 – 01.08.1996 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğuna ilişkin verilen kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacının 01.11.1990 – 05.11.1991 tarihleri arasında 65 gün SSK’lı çalışmasının bulunduğu, 01.03.1988 – 01.11.1990 ve 06.11.1991- 29.04.2005 tarihleri arasında davalı Kurum tarafından Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 1988 yılından 31.12.1990 tarihine kadar aralıksız olarak Tarım … primi ödediği, sonraki ilk ödemesinin 09.07.1996 olduğu, yargılama sırasında davalı Kurum’un davacının 01.01.2004 tarihi itibari ile 345 TL borcu olduğunu bildirdiği, ancak davacının bu borcu dava tarihinden önce 28.04.2005 tarihinde 2.825,00 TL olarak ödediği, davacının ilk olarak 14.03.2001 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, sonuç alamaması üzerine Tarım … sigortalılğının tespitine ilişkin dava devam ederken 08.12.2003 tarihinde tekrar tahsis talebinde bulunduğu, yine sonuç alamadığı, son olarak 29.04.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 01.05.2005 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 01.03.1988 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olan davacının, 1990-1991 yıllarındaki SSK’lı çalışmaları nedeni ile 1996 yılına kadar olan Tarım … sigortalılığı iptal edilmiş, bunun üzerine davacı Tarım … sigortalılığının tespiti için iş bu davadan önce ayrı bir dava açmış ve Mahkemece davacının 05.11.1991 – 01.08.1996 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmiştir. Davacı, Tarım … sigortalılığının tespitine ilişkin dava sırasında tüm prim borçlarını ödediğini iddia etmesine rağmen davalı Kurum, mahkeme kararı ile tespit edilen süreler nedeni ile davacının sigortalılık süresinin değiştiği ve bu nedenle prim borcu bulunduğunu bildirerek tahsis taleplerini reddetmiş, en son 2004 ve 2005 yıllarına ait olarak bildirdiği prim borçları ödenince davacıya yaşlılık aylığı bağlamıştır.
Mahkemece; davacının Tarım … sigortalılığının hangi tarihe kadar devam ettiği belirlenmeden ödediği primlerin iadesine karar verilmesi ve sigortalılık süresi ile prim borcu saptandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.