YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9801
KARAR NO : 2012/894
KARAR TARİHİ : 31.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, …, … Sandığı, … hizmetlerinin berleştirilerek emekliliğe hak kazandığının tespitiyle, yaşlılık aylığı bağlanmasına, 1479 sayılı Kanun’a tabi prim borcunun iptaline, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki 2829 sayılı Kanuna göre 1.12.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’dan yaşlılık aylığı bağlanması ve aksi yöndeki Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüyle, davacının tahsis talebini takip eden aybaşı olan 1.5.2009 tarihinden itibaren birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylığa hak kazandığının tespitine, kalan … prim borcunun iptaline karar verilmiştir.
Davadaki uyuşmazlığın yasal dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki 2829 sayılı Kanunun aylık bağlayacak Kuruma ilişkin 8. maddesinde; birleştirilen hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise, sonuncusunun tabi olduğu Kurumca kendi mevzuatına göre, aylık bağlanıp ödeneceği açıkça belirtilmiştir. Yani tahsis talep tarihinden geriye doğru 7 yıl (2520 gün) primi ödenmiş süresi bulunacak ve bu süre içerisinde en fazla fiili hizmet (1261 gün) süresi hangi Yasaya göre geçmişse bu Yasaya göre diğer şartların varlığı halinde aylık bağlanacaktır. Maddede öngörülen “yedi yıllık” fiili hizmet süresinin tespitinde; “takvim yılı” değil çalışılan ve primi ödenmiş fiili hizmet yılının esas alınacağı tartışmasızdır.
Somut olayda mahkemece, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının bitiminden sonra, 5.10.2005 tarihinden 29.4.2009 (tahsis) tarihine kadar 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak geçen fiili hizmet süresinin 1254 gün olduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki gibi takvim yılı esasına göre 1260 günden fazla olduğu kabul edilerek 506 sayılı Yasaya göre aylığa karar verilmesi, ayrıca davacının 20.4.1982-15.3.1983 ve 28.3.1995-5.9.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi esnaf … sigortalılığının bulunmasına ve Kurumun 9.7.2010 tarihli cevabında prim ödemelerinin 20.4.1982-15.3.1983, 28.3.1995-31.7.2003 tarihleri arasını karşıladığı belirtilmesine rağmen ve davacının dava dilekçesinde açıkça esnaf … sigortalılığının iptalini talep etmediği belli olduğu halde ve Kurumca davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık sürelerinin iptal edilmediği veya durdurulmadığı belli olmasına göre, gerekçesiz olarak aylık hesabında değerlendirilen 594 günlük hizmet dışındaki esnaf … prim borçlarının iptaline karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının bitiminden sonra, 5.10.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak geçen (primi ödenmiş) fiili hizmet süresinden 1260 günün hangi tarihte dolduğunu tespit etmek, bu tarih itibariyle 2829 sayılı Kanunun aylık bağlayacak Kuruma ilişkin 8. maddesi hükmü gereğince, Kurumca kabul edilen 1479 sayılı Yasaya tabi esnaf … sigortalılık sürelerinin de nazara alınıp, yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığını araştırmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.