Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1000 E. 2012/18375 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1000
KARAR NO : 2012/18375
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının …’dan emekli olmak için 22.11.200 tarihinde kuruma yaptığı başvurunun gerekli şartları taşımasına rağmen reddedildiğini, malulen emekli olmak için gerekli şartları taşıdığından bahisle emekliliğine karar verilmesi talebi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava tarihinden itibaren davacının malulen emekli sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının epilepsi hastası olduğu, davacının 22.11.2000 tarihinde malulen emekli olmak için kuruma başvurduğu ve 08.12.2000 tarihli Antalya Devlet Hastahanesinden alınan rapor ile davacının %70 çalışma gücünü kaybettiğinin, 18.05.2001 tarihli raporda ise davacının 03.07.1993 tarihinden itibaren epilepsi tedavisi gördüğü, 24.04.2001 tarihinde nöroloji bölümünde yapılan tedavide davacının 9 yıldır epilepsi tanısı ile izlendiğinin tespit edildiği ve kurumca raporlar üzerinde yapılan incelemede davacının çalışmaya başlamadan önce de maluliyetinin olduğunun tespit edildiğinden aylık talebinin reddine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 22.01.2003 tarihli raporu ile kurumun red kararının yerinde olduğuna karar verildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 30.12.2009 tarihli raporunda ise, davacının %100 meslekte kazanma gücünün kaybettiğinin tespit edildiği, 28.09.1989 tarihli Isparta Asker Hastahanesinin raporuna göre ise, davacının 3 yaşından itibaren nöbetlerinin olduğu ve ilaç kullanımına rağmen nöbetlerinin devam ettiğinin ve askerliğe elverişsiz olduğunun tespit edildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlarından alınan 24.09.2007 tarihli raporda ise; davacının beden çalışma gücünün 2/3 ‘ünü kaybettiği ve davacının 28.06.1989 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olduğu ve Manavgat Askeri Şubesinin 25.09.1989 tarihinde hastahaneye yatış, 28.09.1989 tarihinde hastahaneden çıkış tarihli hasta çıkış belgesinde “epilepsi” tanısı ile askerliğe elverişli olmadığının kayıtlı olduğu ve başka tıbbi belge veya bulgu bulunamadığı takdirde epilepsi hastalığının ilk kez sigortalı olmasından 3 ay sonra teşhis edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun “Adli Tıp Genel Kurulu’nun görevleri” başlıklı 15/f. maddesinde, Adli Tıp Genel Kurulu’nun, Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının hastalığının sigortalı olmadan önce de malul sayılabilecek nitelikte olup olmadığının tespiti açısından Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile çelişen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanları tarafından düzenlenen rapora davalı Kurumca itiraz edildiğine göre, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının maluliyetinin sigortalı olmadan önce de mevcut olup olmadığı hususunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.