Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/10405 E. 2013/3748 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10405
KARAR NO : 2013/3748
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, icra takibinin iptaline ve kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, prim borcunun tahsili amacıyla tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile, davalı Kurumun 2004/173, 174, 202, 203 esas sıralarına kayıt ile yapmış olduğu icra takibinin iptaline ve kesintilerin iadesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 26.04.2000 tarihinde kurulan … Eğitim Hiz. Tic. ve San. A.Ş.’nin kurucu ortağı ve 02.07.2001 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, … Eğitim Hiz. Tic. ve San. A.Ş.’nin 05.05.200-02.07.2001 tarihleri arasındaki sigorta prim borcu ve işsizlik sigortası borcu ile gecikme zamlarına ilişkin Kurum alacağının 2004/173, 174, 202, 203 esas sayılı takip dosyaları ile icra takibine konu edildiği, davacının şirketin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle bu takip dosyalarına ilişkin adına 22.02.2008 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği ve 26.02.2008 tarihinde davacının ismine tebliğ edildiği, 31.07.2009 tarihinde icra takibi kesinleşerek 2009/Ağustos ayından itibaren davacının emekli maaşından kesinti yapıldığı, davacının ödeme emrine karşı 07.09.2009 tarihinde dava açtığı anlaşılmıştır.
5510 sayılı Yasa’nın 88/16.maddesine göre Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51., 102. ve 106. maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi, Kurum alacakları yönünden tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma hakkını 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297; 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı Kararları).
Ödeme emrinin iptaline yönelik dava “menfi tespit” niteliğinde olup, maddede belirtilen; “böyle bir borcu olmadığı”, “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” yönündeki iddialar dışında yeni ve ayrı bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir. İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine koşut bir düzenlemeye 6183 sayılı Kanunda yer verilmemiş olması karşısında, 7 günlük hak düşürücü süreyi geçiren borçlunun, aynı konuda yeni bir menfi tespit davası açma olanağı bulunmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.10.2007 gün ve 2007/21-623- 717; 26.04.2006 gün ve 2006/21-198-249 sayılı Kararları).
Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında; ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 26.02.2008 tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre içerisinde dava açılmamıştır. Süresinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.