YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10564
KARAR NO : 2012/881
KARAR TARİHİ : 31.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davalılardan … San. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine 310.427,40 TL., maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan … San. Tic. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan … San. Tic. A.Ş. vekillerince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31/01/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine 31/01/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
K A R Ş I OY
Dava,davacının yer altında maden ocağında çalışmakta iken meydana gelen iş kazası sonucunda % 100 malül kalacak şeklide yaralanmasından ötürü davalılar hakkında açılmış bir manevi tazminat davasıdır.
Yerel Mahkemece, … Madencilik A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı … Madencilik A.Ş. Yönünden davanın kısmen kabulü ile 175.427,40 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı … Madencilik A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, yine 135.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı … Madencilik A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı … Madencilik A.Ş vekili temyiz etmiştir.
Yüksek Özel Dairece,yerel mahkeme kararı taraflar yönünden onanmıştır.
Yüksek Özel Dairenin manevi tazminat yönünden kararın onanmasına ilişkin Sayın Çoğunluğun görüşüne aşağıda arzedeceğim nedenlerle katılmıyorum.
Somut olayda manevi tazminat isteminin temelinde, iş kazasından kaynaklanan sorumluluk hukuku bulunmaktadır.Borçlar Kanunun 47.maddesinde “Hakim özel halleri nazara alınarak cismani zarara uğrayan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namıyla adalete uygun tazminat verilmesine karar verilebilir” ifadesiyle cismani zarar ve ölüm halini birlikte tek bir madde de düzenlenmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunun 47.maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak taktirde etkili olabileceği Yargıtayın 26/06/1968 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır.Bu kararın gerekçesiyle takdir olunan manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlarda açıkça gösterilmiştir.Bunlar her olaya göre değişebileceğinden Hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmelidir.
Borçlar Kanunun 47.maddesi hükmüne göre ; hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.Bu para tutarı aslında ne tazminat ne de cezadır.Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir.Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmaktadır.Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır.O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir.Gelişen hukukta bu yaklaşım,kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylem duygusu yanında,caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır.Bu ilkeler gözetildiğinden ; aslolan insan yaşamıdır.Bu yaşamın yitirilmesinin veya vücut bütünlüğünün tamamının bozulmasının kişide veya yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir.Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek,öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla caydırıcı olabilmektir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih ve 2004/13-291 Esas,2004/370 Karar)
Somut olayda,davacı …’in davalı … Madencilik A.Ş’ye ait maden ocağından yeraltı maden işçisi olarak çalışmakta iken,olay tarihi olan 01/02/2008 tarihinde gece 24.00 vardiyası bitiminde 9-10 arkadaşı ile birlikte 90 metre derinlikten yukarı çıkmak için asansöre gittikleri asansör kafesine binmek isteyen davacının,asansör vincinin hareketi ile kafesin yukarı çekilmesi esnasında, kafes ile yan duvar arasında kalarak baş ve tüm gövdesinin sıkışarak ezildiği ve bu şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Bu olay sonucunda davacı işçi başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda kalacak şekilde % 100 oranında sürekli işgöremezliğe uğramıştır.Davacı olay tarihinde 33 yaşındadır.Bundan sonraki yaşamını ölünceye kadar başkalarının yardımına muhtaç kalacak şekilde % 100 malül olarak sürdürecektir.Davacı evli ve 2 çocuklu babasıdır.Çocukları … 2002 Doğumlu,… ise 2003 doğumludur ve … zihinsel özürlüdür.Mahkemece alınan kusura ait bilirkişi raporunda olayın bir iş kazası olup,kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin % 80, davacı işçinin ise % 20 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, yerel mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarı az olup, bu yönden yerel mahkeme kararın bozulması gerekir.Sayın Çoğunluğun yerel mahkeme hükmünün manevi tazminat yönünden kararın onanmasına ilişkin kısmına bu nedenlerle katılmadığımdan, anılan karara muhalifim.31/01/2012
Muhalif Üye