YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10662
KARAR NO : 2011/9177
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,30.5.1997 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 30.05.1997 tarihini takip eden aybaşından dava tarihi olan 20.4.2011 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ve 61111 sayılı Yasadan yararlanılması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.06.1997-01.09.2008 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 20.08.2008 tarihinde Ziraat Odasına, 01.09.2008 tarihli giriş bildirgesindeki kayda göre 11.03.1993 tarihinde, aynı kooperatifin 02.05.2011 tarihli cevabi yazısına göre 2002 yılından beri … … Ekicileri Kooperatifine ortak olduğu, 20.05.1997 tarihinde bir kez ve 15.05.2000 yılında bir kez şeker fabrikasına … sattığı, sattığı ürün bedellerinden tarım … prim kesintisi yapıldığı, sigortalı olarak tescilinin 01.09.2008 tarihinde başladığı, yargılama sırasında mahkemece davalı Kuruma 27.05.2011 tarihinde müzekkere yazılarak davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiği bildirilerek bu karar uyarınca işlem yapılmasını istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının prim kesintisinin bulunduğu 01.06.1997-31.12.1997 ile 01.06.2000-31.12.2000 tarihleri arasındaki dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin olarak verilen karar yerindedir. Davacının … … Ekicileri Kooperatifine 11.03.1993 ve 2002 yılında ortak olduğuna ilişkin iki farklı kayıt bulunmaktadır. Öncelikle yapılacak iş davacının bu kooperatife hangi tarihte ortak olduğunu kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırmak suretiyle belirlemek, 11.03.1993 tarihinde ortak olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi 01.06.1997-01.09.2008 tescil tarihleri arasındaki sürenin tespitine karar vermek, kooperatife 2002 yılında ortak olduğunun anlaşılması halinde ise sadece kesintinin bulunduğu 01.06.1997-31.12.1997 ile 01.06.2000-31.12.2000 tarihleri arasındaki sürenin tespitine fazla talebin reddine karar vermektir.
Öte yandan 1086 sayılı HUMK’nun 103. maddesinde hakimin 101. maddesinde sayılan hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı def’i için icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebileceği, 6100 sayılı HMK’nun 389. maddesinde ise mevcud durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği bildirilmiştir.
Her iki düzenlemeye göre de mahkeme davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı veremez. Mahkeme ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Somut olayda mahkemece yargılama sırasında işin esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığı halde 6111 sayılı Yasadan yararlanmanın gecikmesi halinde doğabilecek ve gibi bir tehlike veya ciddi zarar olabileceği gerekçelendirilmeksizin yargılama sırasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek henüz sigortalılık süresi kesinleşmeden davalı Kurumun bu yönde işlem yapmaya zorlanması isabetsiz olup bu durum hukuki sorumluluğa yol açabileceği gibi hüküm fıkrasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilerek taraflar arasındaki bu konudaki hukuki ihtilafı esastan çözmek gerekirken işin esasını çözümlemeyip ihtilafı ortada bırakarak geçici olarak çözümleyecek biçimde davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi