Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/10866 E. 2012/19166 K. 08.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 16:53


YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10866
KARAR NO : 2012/19166
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi


Davacı, almakta olduğu yaşlılık aylığının yanlış ve eksik hesaplandığının tespitiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla ödene aylıklarından dolayı 8.055,00 TL yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı 1.10.2007 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan yaşlılık aylığının eksik hesaplandığını, ödenmesi gereken aylığın 850.00 TL olarak tespiti ile eksik ödenen aylıklardan dolayı 8.055.00 TL alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 6.8.1992-29.6.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi Esnaf ... sigortalısı ,25.11.1997-17.9.2007 tarihleri arasında da İsteğe bağlı ... sigortalısı olduğu ,davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının başlamasından önce Suudi Arabistan’da geçen 17.3.1985-6.8.1992 ve 29.6.1995-25.12.1997 tarihleri arasıda geçen toplam 3870 günlük süreyi 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanarak borçlanma bedelini ödediği ,davacıya 17.9.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 4574 günlük 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık,600 gün askerlik borçlanması ve 3870 günlük 3201 sayılı Yasaya tabi yurt dışı borçlanması esas alınarak toplam 9044 gün üzerinden 1.10.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının yaşlılık aylığının bağlanmasına esas sigortalılık süreleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanılan sürelerin basamak intibakında nazara alınmaması noktasında toplanmaktadır.Davalı kurum bu sürelerin 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığın başlamasından önce gerçekleşmesi nedeniyle basamak intibakında dikkate alınamayacağını ileri sürmektedir.
4447 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasanın 51/2.maddesi uyarınca diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra ... kapsamına girenler bu Kanunun 50.maddesinde belirtilen aylık gelir basamaklarından diğer sosyal güvenlik kurumlarında geçirdiği süre intibak ettirilmek suretiyle en yakın basamaktan aşağısını ,onikinci basamaktan yukarısını seçemezler .
1479 sayılı Yasanın 52.maddesinde ise “sigortalının altıncı basamağın altında seçtiği ,intibak ettirildiği yükseltildiği ilk beş basamaktan her bir basamakta bekleme süresi 1 yıl olup basamak yükseltilmesi bu basamaklarda prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın kendiliğinden kurumca yapılır.Sigortalı altı,yedi .sekiz ,dokuz ,on ,onbir, ve onikinci basamaklarda en az iki tam yılını doldurmadıkça ,yazılı talepte bulunmadıkça ve sırası dışında basamak yükseltemez.
4447 sayılı Yasanın 32.maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 52.maddesinde ise (1.10.2009 tarihinden sonra)sigortalının bu kanuna göre seçtiği ,intibak ettirildiği veya yükseltildiği ilk oniki basamakta bekleme süresi bir yıl onüçüncü basamaktan itibaren her bir basamakta bekleme süresinin ise iki yıl olacağı belirtilmiştir.Bu mevzuat hükümlerince ilk onbir basamakta sıra itibariyle basamak yükseltilmesi prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılır.Onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilmesi için sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibariyle pirim ve diğer borçlarını ödemiş olması şarttır.4956 sayılı Yasa ile değişik 51,madde gereğince diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra bu kanun kapsamına girenlerin basamakları diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirilmek suretiyle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının başladığı 6.8.1992 tarihi itibariyle 1.basamaktan tesçil edilmiştir.Ancak yukarıdaki açıklamalar ışığında davacını tescilinden önce 3201 sayılı yasa uyarınca borçlandığı yurt dışı hizmetlerinden ötürü 1.basamak olan tesçil basamağının yükseltilmesi gerektiği açıkça ortadadır.Bu durumda yapılacak iş ;Davacının 6.8.1992 tarihindeki tescil basamağının 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandığı süreler dikkate alınarak tespit edilmeli tescil basamağının yükseltilmesi nedeniyle doğan basamak farkına ilişkin prim borcu davalı Kurumdan sorulmalı bildirilen prim borcunu ödemesi için davacıya mehil verilerek davacının alması gereken maaş bu işlerden anlar yeni bir bilirkişiye hesaplattırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki oğlular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.