Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/11029 E. 2013/3427 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11029
KARAR NO : 2013/3427
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 22/04/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiye, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 Sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı talebinin reddine ilişkin kurum işleminin iptali ile 22.04.2010 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulü ile, davacı … oğlu, 08.05.1955 Trabzon doğumlu …’ın yaşlılık aylığı bağlanma talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile, 22.04.2010 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar vermiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.09.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, davalı kurum tarafından 30.09.1985-22.04.1998 tarihleri arasında vergi kaydı ve oda kaydı bulunmadığından bu tarihler arası sigortalılığının iptal edildiği, 01.09.1982-30.09.1985 ve 22.04.1998-03.03.2004
tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edildiği, 01.09.1982-30.09.1985 tarihleri arasında vergi kaydı, 22.04.1998-27.02.2004 tarihleri arasında oda kaydı ve 22.04.1998-03.03.2004 tarihleri arasında esnaf sicil kaydı bulunduğu, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2010 yıllarında ise prim ödemelerinin bulunduğu görülmektedir.
Davacının uyuşmazlık konusu dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık koşullarının bulunmadığı ortadadır. Ayrıca davacının uyuşmazlık konusu bu dönem içerisinde prim ödemelerinin bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan davacı, 1479 sayılı Kanunun 79. maddesi hükmüne göre, isteğe bağlı … sigortalısı olmak için Kuruma yazılı başvurunun, ya da, isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup, uyuşmazlık konusu dönemde yazılı talebi veya isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesi olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinden de söz edilemez.
Hal böyle olunca; davacının, 22.04.2010 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu gözetilerek, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının 30.09.1985-22.04.1998 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığı kabul edilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre yeniden irdelenmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.