YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11247
KARAR NO : 2011/8796
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.1.1998- 24.5.2010 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının 20.1.1998 tarihinden dava tarihi olan 24.5.2010 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.2.1998- 24.5.2010 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Öte yandan Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73 ve K:2007/71 sayılı kararı).
Dosya içeriğinden davacının üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 7.3.2008 tarihinden itibaren Tarım Kredi Kooperatifi, 6.01.1998 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının olduğu, davacının sattığı ürün bedelinden 20.1.1998, 22.11.2004, 24.1.2005, 20.2.2006, 22.1.2007, 21.1.2008 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, davalı Kurumca cevap dilekçesinde 1.12.2004 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa gereğince tarım … sigortalısı olarak tescil edildiğinin bildirildiği ancak dosyada belge bulunmadığı, 7.4.2003- 5.7.2004 ve 1.8.2004-27,8,2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, ilk prim kesintisinin bulunduğu 20.1.1998 tarihini takip eden ay başı olan 01.02.1998 tarihi ila 506 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmalarının başladığı 7.4.2003 tarihi arasında davacının tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, karar verilmesi doğrudur.
Davacının 7.4..2003-5.7..2004 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması uzun süreli çalışma niteliğinde olup 506 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmalarının başladığı 7.4.2003 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalılığının sona erdiğinin kabulü gerekir. Davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmalarının sona erdiği 5.7.2004 tarihinden sonra, ilk prim kesintisinin 22.11.2004 tarihinde yapıldığı davalı Kurumca cevap ve temyiz dilekçesinde davacının prim kesintisini takip eden ay başı olan 1.12.2004 tarihi itibariyle tescil edildiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının 1.12.2004 tarihi itibariyle tescil edilip edilmediğini sormak, edilmiş ise belgelerini getirtmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.