YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11739
KARAR NO : 2013/4494
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01/07/1995-05/10/2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.07.1995-05.10.2006 tarihleri arasında 1996/3, 1997/1, 1997/2 ve 1998/1 dönemleri dışında kalan süre bakımından sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre davacının davalı şirketler nezdinde 01.05.1998-05.10.2006 tarihleri arasında asgari ücretli olarak sürekli ve bilfiil çalıştığı, belirtilen tarihler arasındaki hizmetlerin sigortalılık süresinden sayılmasının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının dosya içerisinde bulunmadığı, dinlenen davacı tanığı …’ın dönem bordrolarının olmaması nedeni ile uyuşmazlık döneminde işyeri çalışanı olup olmadığının tespit edilemediği, diğer tanıklarının ise, davacının 8-10 yıl süre ile çalıştığını beyan ettikleri, anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davalı …. Tur. Ltd. Şti ve Nurtem Yatçılık Tic. Ltd. Şti ‘nin dosyalarını ve vergi kayıtlarını ilgili ticaret sicil memurluğu ile ilgili vergi dairesinden getirtmek, davalı şirketlerin isim değişikliği yapıp yapmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde faal olup olmadıkları, ortakları ve temsilcileri tespit edildikten sonra şirketler arasındaki bağlantıyı tespit etmek, gelen kayıtlarda davalı şirketlerin uyuşmazlık konusu dönemde ayrı ayrı faal olduklarının tespit edilmesi halinde davacıya tespitini talep ettiği çalışmaların hangi işyerinde geçtiğini bildirmesi için süre vermek, tanık beyanlarının sonuca gitmeye yeterli olmadığı ve her iki şirketi temsilen Mustafa …’nin beyanı gözetilerek davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıkları belirleyerek bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre ise;
Harçlar Kanunu gereğince davalı Kurumun harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.