Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/11823 E. 2013/5355 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11823
KARAR NO : 2013/5355
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ile … Tıp Fakültesi Hastanesi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalılara ait işyerinde 03/09/1995-03/07/2007 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istek işe giriş bildirgelerine kısmi bildirimlere ve bilirkişi raporuna tanık sözlerine dayanılarak Üniversite Rektörlüğü Tıp Fakültesi Hastanesi Alt Taşeronu konumunda olan …Medikal şirketinde 03/09/1995-01/03/1997 tarihleri arasında bildirilenler haricinde 192 gün daha, … İnş. Ltd. Şti.’de 01/03/1997-31/03/1999 tarihleri arasında Kuruma bildirilenler haricinde 01/03/1997-17/03/1997 tarihleri arasında 16 gün daha, Delta Hizmet Org. Ltd. Şti. döneminde 01/03/2000-30/06/2005 tarihleri arasında bildirilenler hariç 51 gün daha çalıştığının tespiti hüküm altına alınmıştır.
Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerde değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez. Ayrıca ihale evrakları getirtilerek asıl-alt taşeron ilişkisi saptanarak ona göre husumet belirlenmemiştir.
Yapılacak iş, öncelikle ihale evrakları getirtilerek asıl-alt taşeron ilişkisi saptanarak husumetin kime yöneltileceği belirlenerek, çalışılan dönemde davacıyla aynı bölümde çalışan hastane personeli tespit edilerek davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı ile birlikte çalışan ve diğer davalı işverenlere ait SSK prim bordrolarında kayıtlı kişiler veya benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tesbit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64 E.ve K. 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 E. K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.